İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Salı günü yaptığı açıklamada, İsrail'in Suriye topraklarındaki Mount Hermon Dağı'ndan ve tampon bölgeden, kendilerine yönelik 'tehditler' devam ettiği sürece çekilmeyeceğini söyledi. Katz'ın ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, bakan bu ifadeleri tampon bölgeyi ziyareti sırasında dile getirdi. Açıklama, İsrail ordusunun Suriye'deki varlığının geleceğine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
İsrail, 1974 yılında imzalanan Ateşkes Anlaşması'nın ardından Golan Tepeleri'nin büyük bölümünü işgal etmiş ve 1981'de tek taraflı olarak ilhak etmişti. Ancak Suriye ile arasında oluşturulan tampon bölge, BM denetimindeki UNDOF askerleri tarafından kontrol ediliyordu. Aralık 2024'te Suriye'de Esad rejiminin çökmesi ve muhalif grupların başkent Şam'ı ele geçirmesinin ardından İsrail, tampon bölgeye asker konuşlandırdığını duyurdu. Bu hamle, uluslararası toplumda ve bölge ülkelerinde tepkiyle karşılandı. İsrail, bu adımı güvenlik gerekçeleri ve Suriye'deki kaos ortamının kendi sınırlarına yönelik bir tehdit oluşturmasıyla açıkladı. Katz'ın son açıklamaları, İsrail'in bu bölgedeki askeri varlığının geçici değil, kalıcı olabileceği şeklinde yorumlandı. Bakan, "Mount Hermon Dağı ve tampon bölge, İsrail'in kuzey sınırı için stratejik bir derinlik unsuru. Güvenliğimizi tehdit eden unsurlar ortadan kalkmadığı sürece buradan çekilmemiz söz konusu değil" dedi. Katz ayrıca, İsrail ordusunun bölgedeki varlığını güçlendirmek için yeni altyapı çalışmaları başlattığını da sözlerine ekledi.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in bu tutumu, Suriye'nin yeni yönetimi ve bölgesel aktörler tarafından yakından izleniyor. Suriye'de iktidara gelen Heyet Tahrir Şam (HTŞ) lideri Ahmed el-Şara, daha önce İsrail'in Suriye topraklarındaki işgaline son vermesini talep etmişti. BM Güvenlik Konseyi ve Arap Birliği de İsrail'in tampon bölgeden çekilmesi çağrısı yapmıştı. ABD ise İsrail'in güvenlik endişelerini anladığını ancak bölgedeki varlığının geçici olması gerektiğini belirtiyor. Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığını azaltması ve İran'ın da ülkeden çekilmesi, bölgedeki güç dengelerini değiştirmiş durumda. Bu bağlamda İsrail, kuzey sınırındaki tampon bölgeyi kontrol altında tutarak hem Hizbullah'ın hem de diğer militan grupların Golan Tepeleri'ne sızmasını engellemeyi amaçlıyor. Ancak bu politikası, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle eleştiriliyor. Uzmanlara göre, İsrail'in Mount Hermon'daki varlığı, kış aylarında Suriye'den gelebilecek olası bir saldırıya karşı erken uyarı radar sistemleri için de büyük önem taşıyor. Bölge aynı zamanda stratejik bir gözlem noktası olarak kabul ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunması gerektiğini savunan ülkelerin başında geliyor. İsrail'in tampon bölgede kalıcı olma ihtimali, Ankara'nın bu ilkesiyle çelişiyor. Türkiye ayrıca, Suriye'deki yeni yönetimle yakın ilişki kuran bir ülke olarak, İsrail'in bu adımını bölgesel istikrara yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyor. Ankara'nın, Şam'daki yönetimle güvenlik işbirliğini artırarak İsrail'in ilerleyişini dengelemeye çalışması bekleniyor. Ayrıca Türkiye, Golan Tepeleri'nin işgalini ve İsrail'in Suriye'deki askeri varlığını uluslararası hukuka aykırı buluyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Suriye politikasında aktif bir diplomatik girişim başlatmasına da zemin hazırlayabilir. Sonuç olarak, İsrail'in bu tutumu Türkiye'nin güney sınırında kalıcı bir gerilim unsuru oluşturma potansiyeli taşıyor.