İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde daha önce ilan ettiği 'Sarı Hat' tampon bölgesini güneye doğru genişleterek Gazze Şehri'nin merkezine kadar ilerletti. Bir insan hakları örgütünün yayımladığı rapora göre, bu hamleyle birlikte Gazze'nin en kalabalık bölgelerinden biri olan Şeyh Rıdvan mahallesi de fiilen askeri bölge haline geldi. Çatışmaların yoğunlaştığı son 48 saatte en az 52 Filistinli hayatını kaybetti, 130'dan fazla kişi yaralandı. Birleşmiş Milletler, bölgede insani durumun 'felaket boyutuna' ulaştığı uyarısında bulundu.
Sarı Hat nedir ve neden genişletiliyor
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), 7 Ekim 2023'te başlayan saldırıların ardından Gazze Şeridi'nde 'Sarı Hat' olarak tanımladığı bir tampon bölge oluşturmuştu. Başlangıçta Gazze Şehri'nin kuzeyindeki sınır bölgelerini kapsayan bu hat, zamanla güneye doğru kaydırıldı. Son olarak 15 Ocak'ta yayımlanan uydu görüntüleri, İsrail'in Şeyh Rıdvan ve çevresindeki mahallelerde binaları yıkarak yol açtığını gösteriyor.
Ordu sözcüsü, bu hamlenin 'Hamas'ın askeri altyapısını hedef aldığını' ve 'sivil kayıpları en aza indirmek için' yapıldığını iddia etti. Ancak insan hakları örgütleri, sivil halkın zorla yerinden edildiğini ve hastanelerin hedef alındığını belirtiyor. Gazze Şehri'ndeki Şifa Hastanesi'nin çevresinde de çatışmalar sürüyor; hastane yönetimi, elektrik ve suyun kesildiğini, tıbbi malzemelerin tükendiğini bildirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail’in bu hamlesi, uluslararası toplumdan geniş çaplı tepki çekiyor. Mısır ve Katar, arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırırken, ABD Dışişleri Bakanlığı 'aşırı güç kullanımı' konusunda endişe belirtti. Batı Şeria’da da tansiyon yükseliyor; son bir haftada 20’den fazla Filistinli, İsrail askerleri ve yerleşimcilerle yaşanan çatışmalarda öldürüldü. Bu durum, bölgesel bir savaşın fitilini ateşleme riskini taşıyor. Özellikle İran destekli grupların Lübnan ve Suriye’den İsrail’e yönelik saldırıları sürerken, Yemen’deki Husiler de Kızıldeniz’de ticari gemilere saldırarak küresel ticaret yollarını tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Gazze'deki 'Sarı Hat' uygulamasını genişletmesi, Türkiye'nin bölgedeki insani ve diplomatik hassasiyetlerini doğrudan ilgilendiriyor. Ankara, savaşın başından bu yana ateşkes çağrıları yaparken, Filistin halkının haklarını savunan bir politika izliyor. Ancak İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden bu hamlesi, bölgede kalıcı bir çözümün mümkün olmadığını gösteriyor. Türkiye, bu süreçte Mısır ve Katar ile koordinasyon halinde insani yardım ulaştırmaya çalışsa da, sınır kapılarının kontrolü nedeniyle etkinliği sınırlı kalıyor. Öte yandan, bu gelişme Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik çıkarlarını da tehdit ediyor. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin Kıbrıs ve Libya politikalarını olumsuz etkileyebilir. Ankara'nın, hem insani krize müdahale hem de kendi güvenlik çıkarlarını koruma arasında denge kurması gerekiyor.