Gazze'de devam eden İsrail saldırıları, bir kez daha bir aileyi yasa boğdu. Filistinli anne Rima El-Erian, İsrail ordusunun düzenlediği hava saldırısında 12 yaşındaki oğlu Yusuf'u kaybetmenin acısını yaşıyor. Saldırı, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr El-Balah kentinde, ailenin geçici olarak sığındığı bir okulun yakınında meydana geldi. Anne El-Erian, oğlunun ölümüyle ilgili yaşadığı derin üzüntüyü ve bölgedeki insani durumu anlattı.
Saldırı ve Yaşananlar
Rima El-Erian, oğlu Yusuf'un öldüğü anı gözyaşları içinde anlattı. Olay, pazartesi sabahı erken saatlerde, İsrail savaş uçaklarının Deyr El-Balah'taki El-Aksa Şehitleri Hastanesi yakınlarındaki bir bölgeyi bombalamasıyla gerçekleşti. Aile, daha önce evlerini terk etmek zorunda kalmış ve bu bölgedeki bir okulda barınıyordu. Yusuf, dışarıda oynarken patlamanın şiddetiyle yıkılan bir duvarın altında kaldı. Komşular ve sağlık ekipleri, enkazdan çıkarılan Yusuf'u hastaneye kaldırdı ancak kurtarılamadı.
Anne, oğlunun cenazesini son kez görürken, “Yusuf hayat doluydu. Her sabah beni öperek uyandırırdı. Şimdi onun mezarını ziyaret edeceğim. Bu, bir annenin yaşayabileceği en büyük acı” şeklinde konuştu. El-Erian, saldırıların sivil halkı hedef aldığını belirterek, uluslararası toplumun sessizliğine tepki gösterdi.
BM'ye göre, çatışmaların başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de en az 10 bin çocuk hayatını kaybetti. Bölgedeki hastaneler yetersiz kalırken, gıda, su ve ilaç sıkıntısı da giderek derinleşiyor. Bu saldırı, Gazze'deki insani krizin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu tür saldırılar, Filistin-İsrail çatışmasının seyrini etkilemeye devam ediyor. İsrail, saldırıların Hamas'ın altyapısını hedef aldığını öne sürerken, sivil kayıplar uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekiyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, ateşkes çağrılarını görüşmek üzere acil toplantılar düzenliyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakereleri, şu ana kadar kalıcı bir sonuç elde edemedi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Gazze'de işlenen savaş suçlarına ilişkin soruşturma başlattığını duyurdu. İsrail ise bu soruşturmayı 'siyasi' olarak nitelendirip reddediyor. ABD, çatışmaların sona ermesi için diplomatik çabalarını sürdürürken, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere pek çok devlet İsrail'in saldırılarını kınadı. Ancak ateşkes sağlanamaması, bölgede insani felaketin büyümesine yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği yeniden gündeme getiriyor. Türkiye, baştan beri Gazze'deki saldırıları kınayarak, ateşkes çağrısında bulunan ülkeler arasında yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yoğun diplomasi trafiği, Türkiye'nin bölgede insani krizin hafifletilmesinde aktif rol oynama arzusunu gösteriyor. Ayrıca, İsrail ile yaşanan diplomatik gerilim, Türkiye'nin bölgesel denklemi etkileme kapasitesini koruduğunu ortaya koyuyor. Bu gelişme, Türkiye'nin hem Filistin halkına insani yardım ulaştırma hem de İslam dünyasındaki liderlik konumunu güçlendirme siyaseti açısından önem taşıyor.