İsrail ordusuna ait bir insansız hava aracı, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde yerinden edilmiş Filistinli ailelerin barındığı bir çadırı hedef aldı. Saldırıda biri çocuk olmak üzere iki kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Olay, İsrail'in abluka altındaki Gazze'ye yönelik saldırılarının şiddetlendiği bir dönemde meydana geldi. Görgü tanıkları, çadırın sivillerin sığındığı bir alanda bulunduğunu ve uyarı yapılmadan vurulduğunu belirtti. Filistin resmi kaynakları, saldırıyı kınarken, İsrail ordusundan henüz bir açıklama gelmedi.
Han Yunus'taki insani kriz derinleşiyor
Han Yunus, 7 Ekim 2023'ten bu yana süren çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden biri. İsrail kara birlikleri ve hava kuvvetleri, kenti ve çevresini yoğun bir şekilde bombalarken, yüz binlerce Filistinli güneye kaçmak zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 85'i yerinden edilmiş durumda. Sığınma merkezleri ve geçici barınaklar aşırı kalabalık; temiz su, gıda ve tıbbi malzeme sıkıntısı had safhada. Dünkü saldırının meydana geldiği çadır alanı, Han Yunus'un batısında, daha önce güvenli olduğu belirtilen bir bölgede yer alıyordu. Filistin Kızılayı ekipleri, enkaz altında kalanları kurtarmak için yoğun çaba gösterdi. Sağlık Bakanlığı, ölen çocuğun 8 yaşında olduğunu açıkladı.
Uluslararası tepkiler ve bölgesel yansımalar
Olay, uluslararası toplumun Gazze'deki sivillere yönelik saldırıları kınamasına rağmen ateşkes sağlanamayan bir dönemde gerçekleşti. Mısır, Katar ve ABD arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerden henüz sonuç alınamadı. Hamas, İsrail'in ateşkes önerisini kabul edilemez bulduğunu açıklarken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın yok edilene kadar operasyonların süreceğini belirtiyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, sivil kayıpların her geçen gün arttığına dikkat çekerek derhal ateşkes çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı, ölenler arasında çocuk olmasından üzüntü duyduğunu ancak İsrail'in kendini savunma hakkı olduğunu yineleyen bir açıklama yaptı. Avrupa Birliği ise orantısız güç kullanımı konusunda endişelerini dile getirdi. Bölgede tansiyon yüksek; İran destekli gruplar da çatışmalara dahil olma sinyali veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu tür sivil kayıplar, Türkiye'nin Filistin meselesine verdiği geleneksel desteği daha da pekiştirmektedir. Ankara, daha önce defalarca ateşkes çağrısı yapmış ve insani yardım göndermiştir. Saldırı, Türk kamuoyunda infiale yol açarken, hükümetin İsrail'e yönelik diplomatik baskıyı artırmasına neden olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolü ve Mısır ile koordinasyonu açısından bu tür olaylar, ateşkes müzakerelerini zorlaştırabilir. Dolaylı olarak, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirlikleri ve güvenlik dengeleri de etkilenebilir. Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye desteği sürecek gibi görünmektedir.