İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, 21 Ekim 2023 tarihinde X (eski adıyla Twitter) üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail'in Pasifik Adaları Forumu'na (PIF) ortak olarak kabul edildiğini duyurdu. Sa'ar, bu gelişmeyi ülkesinin bölgeyle bağlarını güçlendirme yönündeki kapsamlı çabasının bir parçası olarak nitelendirdi. PIF, 18 üye ülkeden oluşan ve Pasifik bölgesinde önemli bir siyasi ve ekonomik işbirliği platformu olan bir örgüttür. İsrail'in forumla ortaklık statüsü kazanması, diplomatik ilişkilerde yeni bir sayfa olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Pasifik Adaları Forumu, 1971 yılında kurulmuş ve bölgedeki ülkeler arasında ekonomik kalkınma, güvenlik, çevre koruma ve siyasi diyalog gibi konularda işbirliğini teşvik etmeyi amaçlayan bir örgüttür. Üyeleri arasında Avustralya, Yeni Zelanda, Papua Yeni Gine, Fiji, Samoa, Tonga gibi ülkeler bulunur. Forum, son yıllarda bölgesel ve küresel aktörlerin ilgisini çekmekte; Çin, ABD ve diğer güçler bölgede etkinliklerini artırmaya çalışmaktadır. İsrail'in forumla ortaklık anlaşması, ülkenin diplomatik ağını genişletme ve özellikle BM gibi uluslararası platformlarda destek bulma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. İsrail, geçmişte Pasifik adaları ülkeleriyle sınırlı düzeyde ilişkilere sahipti; ancak son yıllarda bu bölgeye yönelik diplomatik açılım çabaları gözlemleniyor. Örneğin, 2022'de İsrail'in Fiji'de büyükelçilik açması ve çeşitli Pasifik ülkeleriyle tarım, su teknolojileri ve savunma alanlarında işbirliği anlaşmaları imzalaması dikkat çekmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in PIF ortaklığı, Pasifik bölgesindeki jeopolitik dengeler açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bölge, son yıllarda ABD ile Çin arasındaki rekabetin odak noktalarından biri haline gelmiş durumda. Çin, Pasifik adalarına altyapı yatırımları ve kalkınma yardımları yaparak etkisini artırırken, ABD ve müttefikleri de bölgede varlıklarını güçlendirmeye çalışıyor. İsrail'in forumla ortaklık statüsü kazanması, Batı yanlısı bir aktörün bölgede daha görünür hale gelmesi anlamına gelebilir. Ancak İsrail'in Filistin politikaları nedeniyle bazı Pasifik ülkelerinde tepkiyle karşılanabileceği de göz önünde bulundurulmalı. Öte yandan, İsrail'in teknoloji ve tarım alanlarındaki uzmanlığı, Pasifik adaları için cazip olabilir; zira bu ülkeler iklim değişikliği, su kıtlığı ve gıda güvenliği gibi sorunlarla mücadele ediyor. İsrail'in bu ortaklık sayesinde BM Genel Kurulu gibi platformlarda Pasifik ülkelerinin oylarını etkileme potansiyeli de analistler tarafından dile getiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Pasifik Adaları Forumu'na ortak olması, Türkiye'nin dış politikası ve bölgesel çıkarları açısından dolaylı da olsa bazı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Pasifik bölgesine yönelik açılım politikası izlemekte; 2015'te 'Yeniden Asya' girişimini başlatmış ve bölge ülkeleriyle ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadır. İsrail'in bölgede etkinlik kazanması, Türkiye'nin rekabetçi bir ortamda hareket etmesini gerektirebilir. Ayrıca, Filistin meselesi Türkiye'nin hassasiyetleri arasında olduğundan, İsrail'in bu tür adımları Türkiye'nin bölgedeki diplomatik manevralarını etkileyebilir. Bununla birlikte, doğrudan bir çıkar çatışması şu an için öngörülmüyor; ancak Türkiye'nin Pasifik'teki varlığını güçlendirmek için daha aktif bir diplomasi izlemesi gerekebilir.