İsrail ordusu, Suriye’nin güneybatısında yer alan bir köye kara birlikleriyle ilerlerken, eş zamanlı olarak Lübnan’ın güney bölgelerine de hava saldırıları düzenledi. Orta Doğu’da tansiyonun yeniden yükseldiği bu gelişme, bölgesel güç dengelerini etkileyebilecek nitelikte. Görgü tanıkları, İsrail askerlerinin Suriye’nin Kuneytra vilayetine bağlı köylere girdiğini, Lübnan’ın ise sınır köylerinin yoğun bombardımana tutulduğunu bildirdi. Saldırıların, İran destekli gruplara yönelik olduğu belirtilirken, bölgede sivillerin tahliye edildiği aktarılıyor.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail’in Suriye’ye yönelik kara operasyonu, son yıllarda nadir görülen bir hamle olarak dikkat çekiyor. İsrail, uzun süredir Suriye’de İran ve Hizbullah hedeflerine hava saldırıları düzenliyordu; ancak kara birliklerinin sınırı geçmesi, çatışmanın yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor. Suriye’deki iç savaşın başlangıcından bu yana İsrail, özellikle Golan Tepeleri yakınında bulunan bölgelerde İran’ın askeri varlığını engellemeye çalışıyor.
Lübnan’ın güneyine yönelik saldırılar ise Hizbullah’ın roket ve füze kapasitesini hedef alıyor. İsrail, Hizbullah’ın sınıra yakın bölgelerde konuşlanmış olan silah depolarını ve mevzilerini vururken, bu durum iki ülke arasında daha geniş çaplı bir çatışma riskini de beraberinde getiriyor. BM gözlemcileri, ateşkes ihlallerinin arttığını ve sivil kayıpların yaşandığını rapor ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu askeri hareketlilik, ABD ve Rusya gibi küresel güçlerin de dahil olduğu karmaşık bir bölgesel satranç tahtasında gerçekleşiyor. İsrail’in Suriye’deki operasyonları, Şam yönetimini ve müttefiki Rusya’yı zor durumda bırakıyor. Rusya, Suriye hava sahasını kontrol etmesine rağmen, İsrail’in saldırılarına göz yumduğu biliniyor. Ancak kara operasyonu, Rusya’nın tepkisini çekebilir.
Lübnan cephesinde ise Hizbullah’ın İran’dan aldığı destek, İsrail’i endişelendiriyor. İsrail, Hizbullah’ın hassas güdümlü füzeler geliştirdiğini ve bu füzelerin İsrail şehirlerini hedef alabileceğini düşünüyor. Bu nedenle İsrail, son dönemde Lübnan’daki hedeflere yönelik saldırılarını yoğunlaştırmış durumda. ABD, İsrail’in meşru müdafaa hakkını desteklerken, bölgede gerilimin artmasından kaçınması konusunda uyarılarda bulunuyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplanması beklenirken, uluslararası toplum taraflara itidal çağrısı yapıyor. Arap Birliği ise İsrail’in Suriye ve Lübnan’daki eylemlerini kınayarak bölgesel dayanışma çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin güney sınırlarındaki istikrarı doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunurken, İsrail’in kara operasyonu bölgesel dengeleri bozabilir. Ayrıca, Lübnan’daki çatışmaların artması, Doğu Akdeniz’deki gerilimi de tırmandırabilir. Türkiye, mülteci akını riski ve sınır güvenliği açısından dikkatli olmalıdır. Enerji hatlarının ve deniz yetki alanlarının önem kazandığı bu dönemde, bölgede yeni bir çatışma dalgası Türkiye’nin ulusal çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye’nin diplomatik girişimlerini artırması beklenmektedir.