İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde devam eden ateşkes ihlalleri kapsamında son 24 saatte 70'ten fazla altyapı hedefini vurduğunu ve çok sayıda Hizbullah üyesini etkisiz hale getirdiğini duyurdu. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, İsrail Savunma Kuvvetleri'nden yapılan yazılı açıklamada, imha edilen yapılar arasında askeri mevziler, silah depoları ve lojistik tesislerin bulunduğu belirtildi. Saldırıların, ateşkesin yürürlüğe girdiği 27 Kasım'dan bu yana devam eden ve İsrail'in 'önleyici' adını verdiği operasyonların bir parçası olduğu ifade edildi. Açıklamada, 'Hizbullah unsurları ateşkesi ihlal ederek güney bölgelerinde yeniden konuşlanma girişiminde bulunuyor. Biz de bu tehditleri bertaraf etmek için operasyonlarımızı sürdürüyoruz' denildi. İsrail ordusu, saldırıların hava kuvvetleri ve topçu birlikleri tarafından eş zamanlı olarak gerçekleştirildiğini aktardı.
Ateşkes ve İhlallerin Arka Planı
İsrail ile Lübnan arasında 27 Kasım 2024'te varılan ateşkes anlaşması, İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından çekilmesini, Lübnan ordusunun güney bölgelerinde konuşlanmasını ve Hizbullah'ın silahlı varlığını sona erdirmesini öngörüyordu. Ancak ateşkesin ilk günlerinden itibaren taraflar birbirlerini ihlalle suçluyor. İsrail, Hizbullah'ın anlaşmaya uymadığını ve güneyde yeniden mevzilenmeye çalıştığını iddia ederken, Lübnan hükümeti İsrail'in hava sahasını ihlal ettiğini ve çekilme takvimine uymadığını belirtiyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL) ise her iki tarafa da itidal çağrısında bulunuyor. Bu son saldırı dalgası, ateşkesin kalıcı olma ihtimalini zayıflatırken, bölgede yeni bir çatışma endişesini artırıyor. İsrail ordusu, 2023 Ekim'inden bu yana Lübnan'da geniş çaplı operasyonlar düzenliyor; geçtiğimiz haftalarda Beyrut'un güney banliyölerine kadar uzanan hava saldırıları düzenlenmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Lübnan'daki askeri faaliyetleri, bölgede İran ile İsrail arasındaki gerginliğin bir yansıması olarak görülüyor. Hizbullah, İran'ın en önemli vekil güçlerinden biri konumunda. Tahran yönetimi, ateşkes ihlallerine rağmen Hizbullah'ı desteklemeye devam edeceğini sinyallerini veriyor. ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda sağlanan ateşkes, Lübnan'ın egemenliğini yeniden tesis etmeyi hedefliyordu ancak sahadaki gerçekler farklı bir tablo çiziyor. Lübnan Başbakanı Necip Mikati, İsrail'in saldırılarını 'provokasyon' olarak niteledi ve uluslararası toplumu İsrail üzerinde baskı kurmaya çağırdı. Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin kendini savunma hakkını kullandığını ve hiçbir tehdide izin vermeyeceğini söyledi. Bölgesel güçlerden Suudi Arabistan ve Mısır ise ateşkesin korunması için diplomatik çabalarını sürdürüyor. Gözlemciler, İsrail'in bu operasyonlarıyla Hizbullah'ı ateşkes müzakerelerinde daha zorlayıcı bir pozisyona itmeyi amaçladığını düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan'daki operasyonları, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Lübnan'ın egemenliğine saygı gösterilmesi ve istikrarın korunması gerektiğini savunurken, İsrail'in bu tür saldırıları bölgesel gerilimi artırıyor. Özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanları tartışmalarında Lübnan'ın çıkarları Türkiye için önem taşıyor. Ayrıca, Suriye krizine benzer bir şekilde Lübnan'ın istikrarsızlaşması, mülteci akınlarını tetikleyebilir ve Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit edebilir. Türkiye, hem insani yardım hem de diplomatik girişimlerle ateşkesin kalıcı olması için çaba harcıyor ancak İsrail'in askeri baskısı bu çabaları zorlaştırıyor. Ankara'nın, Moskova ve Washington ile yürüttüğü dengeli diplomasi, krizin büyümesini engelleyebilir.