İsrail ordusu, 29 Ocak 2024'te Gazze'de öldürülen beş yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Rajab'ın ölümüne ilişkin cezai soruşturma başlattığını Çarşamba günü açıkladı. Hind'in son anlarını kaydeden telefon görüşmesinin ortaya çıkması, uluslararası kamuoyunda büyük bir infial yaratmış ve İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarına yönelik eleştirileri artırmıştı. Soruşturma, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Genelkurmay Başkanı'nın talimatıyla başlatıldı ve olayın askeri prosedürlere uygun şekilde aydınlatılması hedefleniyor.
Gelişmenin Arka Planı
Hind Rajab, 29 Ocak 2024'te ailesiyle birlikte Gazze'nin batısındaki bir araçla tahliye edilmeye çalışılırken İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Olay sırasında Hind'in annesi, kuzeni ve diğer aile üyeleri de dahil olmak üzere araçta bulunan 6 kişiden kurtulan olmadı. Hind'in son anları, kendisiyle telefon bağlantısı kuran Filistin Kızılayı görevlisiyle yaptığı görüşme sayesinde kaydedildi. Görüşmede Hind, "Beni kurtarın, çok korkuyorum" sözleriyle yardım istiyordu; bu ses kaydı, dünya genelinde büyük yankı uyandırdı.
İsrail ordusu uzun süre olaya ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapmaktan kaçındı. Olayla ilgili ilk bulgular, askeri yetkililerin sivillerin tahliye rotasını kullanmasını güvenli olarak değerlendirmediği ancak yine de ateş açıldığını gösteriyor. Hind'in cesedi, olaydan 12 gün sonra, 10 Şubat 2024'te Filistin Kızılayı ekipleri tarafından, ailenin aracının bulunduğu bölgeden çıkarılabildi. Cesedin bulunması için uluslararası çağrılar yapılmış, ancak İsrail ordusunun güvenlik risklerini gerekçe göstererek bölgeye erişimi engellemesi tepkilere neden olmuştu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu soruşturma, İsrail ordusunun Gazze'deki operasyonları sırasında sivil kayıplara ilişkin iç denetim mekanizmalarını ender olarak harekete geçirdiği bir dönemde geldi. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, İsrail'in Gazze'deki saldırılarında binlerce sivilin öldüğünü ve bunların çoğunun çocuk olduğunu raporluyor. Hind Rajab'ın ölümü, İsrail-Filistin çatışmasında sivillerin en savunmasız durumunu simgeleyen bir örnek olarak uluslararası medyada geniş yer buldu.
İsrail ordusunun bu soruşturmayı başlatma kararı, hem iç kamuoyunda hem de uluslararası alanda farklı yorumlara neden oldu. Bazı çevreler bunu, orduyu uluslararası savaş suçları suçlamalarından korumaya yönelik bir girişim olarak değerlendirirken, diğerleri hesap verebilirlik açısından önemli bir adım olarak görüyor. Ancak Filistinli yetkililer, İsrail'in bu tür soruşturmalarının sonuç getirmediğini ve çoğu zaman sorumluların cezalandırılmadığını belirtiyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Gazze'deki savaş suçlarına ilişkin yürüttüğü soruşturma da sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını defalarca kınadı ve Filistin davasına verdiği desteği her platformda dile getirdi. Hind Rajab'ın ölümü Türk kamuoyunda da büyük üzüntü yarattı; haberler, sosyal medyada geniş yankı buldu. Türkiye'nin bu tür olaylara yönelik diplomatik girişimleri, Uluslararası Adalet Divanı'ndaki soykırım davasına verdiği destekle birlikte, bölgesel bir aktör olarak söz sahibi olma gayretini gösteriyor. İsrail ordusunun başlattığı soruşturmanın sonuçları, Türkiye'nin insan haklarına ve uluslararası hukuka vurgu yapan dış politikasının haklılığını teyit eder nitelikte olabilir. Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin yanlısı duruşunu güçlendiren ve uluslararası kamuoyunda dikkatleri İsrail'in eylemleri üzerinde tutan bir unsur olarak öne çıkıyor.