Avrupa Birliği, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Gazze'de her gece onlarca Filistinlinin öldürülmesini savunan açıklamalarının ardından Tel Aviv yönetimine uluslararası hukuka uyma çağrısında bulundu. Avrupa Komisyonu Sözcüsü, Salı günü yaptığı açıklamada, "AB, İsrail'in uluslararası hukuk ve insancıl hukuk kurallarına tam olarak uymasını beklemektedir" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Ben-Gvir'in daha önce yaptığı ve Gazze'deki Filistinlilere yönelik orantısız güç kullanımını teşvik eden söylemlerine karşı uluslararası toplumdan gelen tepkilere bir yenisini ekledi.
Ben-Gvir'in Kışkırtıcı Söylemi ve Uluslararası Tepkiler
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Gazze'deki çatışmalarda "her gece onlarca Filistinlinin öldürülmesi gerektiğini" savunarak uluslararası kamuoyunda büyük infial yarattı. Aşırı sağcı Otzma Yehudit partisinin lideri olan Ben-Gvir, daha önce de benzer kışkırtıcı ifadeler kullanmış, Filistinlilere yönelik ayrımcı politikaları savunmasıyla biliniyor. Ben-Gvir'in bu son açıklamaları, Gazze'de devam eden çatışmaların ardından bölgedeki gerilimi daha da artırdı. Avrupa Komisyonu'nun yanı sıra Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri de Ben-Gvir'in sözlerini kınadı. BM İnsan Hakları Ofisi sözcüsü, bu tür ifadelerin uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu ve savaş suçu teşkil edebileceğini belirtti. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, daha önce yaptığı açıklamada, İsrail'in meşru müdafaa hakkına saygı duyduklarını ancak orantılılık ilkesine uyulması gerektiğini vurgulamıştı.
Avrupa Komisyonu'nun bu açıklaması, AB'nin İsrail'e yönelik politikasındaki hassas dengeyi de gözler önüne seriyor. Bir yandan AB, İsrail'in güvenlik kaygılarını anladığını ifade ederken, diğer yandan uluslararası hukukun ihlal edilmesine karşı net bir duruş sergiliyor. Komisyon sözcüsü, "Uluslararası hukukun ihlali kabul edilemez. İsrail hükümetinden bu tür açıklamalardan kaçınmasını ve uluslararası toplulukla iş birliği içinde hareket etmesini bekliyoruz" dedi. Bu açıklamalar, AB'nin Gazze'deki insani krize yönelik artan endişelerini yansıtıyor. Avrupa Birliği, Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması için ateşkes çağrılarını da yinelemiş durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Artan Gerilim ve Uluslararası Hukuk Tartışmaları
Ben-Gvir'in söylemleri, sadece AB tarafından değil, başta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği olmak üzere birçok ülke ve uluslararası kuruluş tarafından da kınandı. Mısır, Ürdün ve Katar gibi bölge ülkeleri, bu açıklamaların bölgedeki gerilimi artırdığını ve barış sürecine zarar verdiğini belirtti. İsrail'in güney komşusu Mısır, yaptığı yazılı açıklamada, "Bu tür kışkırtıcı ifadeler, bölgede zaten kırılgan olan durumu daha da kötüleştirebilir" ifadelerini kullandı. İsrail'deki siyasi muhalefet de Ben-Gvir'i eleştirdi. İsrail İşçi Partisi lideri, Ben-Gvir'in sorumsuz davrandığını ve ülkenin uluslararası itibarına zarar verdiğini söyledi. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun koalisyon hükümeti içindeki aşırı sağcı ortakların etkisi, İsrail'in uluslararası alandaki duruşunu zorlaştırıyor.
Uluslararası hukuk uzmanları, Ben-Gvir'in açıklamalarının 1949 Cenevre Sözleşmeleri'ne açıkça aykırı olduğunu ve savaş suçu kapsamına girebileceğini vurguluyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) bu tür ifadeleri soruşturma kapsamına alabileceği belirtiliyor. Daha önce, UCM Başsavcısı Fatou Bensouda, 2021'de Gazze'deki olası savaş suçlarıyla ilgili soruşturma başlatmış ancak İsrail'in itirazları nedeniyle süreç tamamlanamamıştı. Yeni açıklamalar, uluslararası toplumun İsrail'e yönelik baskısını artırabilir.
Öte yandan, ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz destek, Avrupa Birliği ile ABD arasında benzer konularda görüş ayrılıklarına yol açıyor. Biden yönetimi, İsrail'in meşru müdafaa hakkını desteklerken, sivil kayıpların önlenmesi konusunda da çağrıda bulunuyor. Ancak Ben-Gvir'in açıklamaları, ABD'deki bazı Kongre üyelerinin de tepkisini çekti. Demokrat Parti'den bazı senatörler, İsrail'e yapılan askeri yardımın bu tür söylemleri teşvik ettiğini öne sürerek yardımların şartlı hale getirilmesini talep etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krize yönelik en güçlü tepkileri veren ülkelerden biri olarak, Ben-Gvir'in açıklamalarını şiddetle kınadı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bu tür söylemlerin soykırım niteliği taşıdığı ve uluslararası toplumun İsrail'e karşı harekete geçmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye, Filistin davasının en önemli savunucularından olarak, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerine karşı BM ve diğer platformlarda girişimlerde bulunuyor. Türkiye'nin bu tutumu, İslam dünyasında ve Batı'da da yankı buluyor. Ben-Gvir'in söylemleri, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve bölgesel güvenlik mimarisi açısından da istikrarsızlık yaratıcı bir etkiye sahip. Ankara, bölgede kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümden yana olduğunu ve İsrail'in bu tür kışkırtıcı adımlarının barış sürecini baltaladığını dile getiriyor.