İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan sınırındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte güneydeki askeri operasyonların sürdüğünü resmen açıkladı. Ordu sözcüsü tarafından yapılan kısa açıklamada, "Güney Lübnan'da faaliyet gösteren birliklerimiz, Hizbullah'ın askeri altyapısını hedef alan planlı operasyonlarına devam etmektedir" ifadelerine yer verildi. Bu açıklama, sınır ötesi hareketliliğe ilişkin günlerdir dolaşan haberleri doğrularken, bölgedeki gerilimin daha da artabileceği yorumlarına yol açtı.
Operasyonun Kapsamı ve Hedefleri
IDF'nin Lübnan tarafına yönelik operasyonları, özellikle sınır hattındaki Hizbullah mevzilerini ve roket rampalarını etkisiz hale getirmeyi amaçlıyor. Son haftalarda İsrail'in kuzeyindeki yerleşimlere düzenlenen roket saldırılarının ardından harekete geçen ordu, kara birliklerine ek olarak hava kuvvetleriyle de yoğun bombalama yapıyor. Lübnanlı kaynaklara göre, operasyonlarda şu ana kadar 15'ten fazla Hizbullah militanı öldürülürken, sivil can kaybı yaşandığına dair raporlar da bulunuyor. İsrail, sivil kayıpların en aza indirilmesi için hassas silahlar kullanıldığını iddia ediyor.
Bölgesel ve Küresel Tepkiler
İsrail'in Lübnan'daki operasyonları, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumdan sert tepki çekiyor. BM, tarafları itidal çağrısında bulunurken, Lübnan hükümeti durumu "egemenlik ihlali" olarak nitelendirip uluslararası topluma müdahale çağrısı yaptı. ABD ise İsrail'in meşru müdafaa hakkını tanıdığını ancak sivil kayıpların önlenmesi gerektiğini belirtti. Fransa ve Almanya gibi Avrupa ülkeleri, çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşmesinden endişe duyduklarını ifade ediyor. Arap Birliği, acil bir toplantı talebinde bulunurken, İran destekli Hizbullah liderliği, "İsrail işgaline karşı şiddetle karşılık vereceklerini" duyurdu. Bu açıklamalar, tansiyonun kısa sürede düşmeyeceğine işaret ediyor.
Çatışmanın Arka Planı ve Olası Senaryolar
İsrail-Hizbullah arasındaki son gerilim, Gazze'deki savaşın ardından Lübnan sınırında da patlak veren yoğun çatışmalarla başladı. 2023 Ekim'inden bu yana İsrail'in kuzeyine binlerce roket atılırken, İsrail de Lübnan'ın güneyini yoğun şekilde bombaladı. Diplomatik kaynaklar, tarafların dolaylı müzakereler yürüttüğünü ancak henüz bir ateşkes anlaşmasına varılamadığını belirtiyor. Uzmanlar, İsrail'in kara operasyonuyla Hizbullah'ı sınırdan uzaklaştırmayı hedeflediğini ancak bunun geniş çaplı bir işgale dönüşme riski taşıdığını ifade ediyor. Lübnan'ın zaten derin bir ekonomik ve siyasi kriz içinde olması, çatışmanın ülkeyi daha da istikrarsızlaştırabileceği endişesini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Güney Lübnan'daki operasyonları, Türkiye'nin doğrudan bir taraf olmadığı ancak yakından izlediği bir gelişme. Ankara, bölgede yeni bir insani krizin ortaya çıkmasından endişe duyuyor ve Filistin meselesiyle bağlantılı olarak İsrail'in Lübnan'daki varlığını sürekli eleştiriyor. Türkiye, Lübnan'daki siyasi istikrarın korunmasını ve sivil kayıpların önlenmesini savunurken, aynı zamanda Akdeniz'deki enerji güvenliği ve mülteci akınları gibi konularda da etkilenebilir. Bu çatışma, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünü yeniden gündeme getirebilir.