İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Gazze savaşı sırasında meydana gelen ve aralarında 5 yaşındaki bir Filistinli kız çocuğu, ailesi ve onları kurtarmaya giden sağlık görevlilerinin de bulunduğu kişilerin ölümüne yol açan iki ayrı ölümcül olay için nadir görülen ceza soruşturması başlattı. Ordudan yapılan açıklamada, söz konusu olayların askeri operasyonlar sırasında yaşandığı ve olayların ayrıntılı olarak inceleneceği belirtildi.
Olayların Arka Planı
İlk olay, Gazze'nin orta kesimindeki Zawayda kasabasında meydana geldi. 5 yaşındaki Hind Receb, bir aracın içinde ailesiyle birlikte seyir halindeyken İsrail ateşi sonucu hayatını kaybetti. Aracın içinde bulunan diğer aile üyeleri de öldü. Olayın ardından Filistin Kızılayı'na bağlı sağlık ekipleri bölgeye intikal etmiş ancak İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu bu ekipten kişiler de yaşamını yitirmişti. Filistinli yetkililer, ilk saldırının ardından kurtarma ekiplerinin hedef alındığını iddia ederken, İsrail ordusu olayla ilgili olarak Hamas'ın savaşçılarının bölgede olduğunu öne sürmüştü.
İsrail ordusu tarafından yapılan yazılı açıklamada, bu olayların 'savaş yasalarına uygunluk açısından incelendiği' ve gerekli görüldüğü takdirde askeri savcılığa sevk edileceği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, ordunun insani krizleri önlemeye yönelik çaba gösterdiği ancak Hamas'ın sivil alanlardan saldırı düzenlemesi nedeniyle operasyonların zorlaştığı savunuldu. İsrail'de insan hakları örgütleri, bu tür soruşturmaların daha önce de açıldığını ancak çoğunlukla sonuçsuz kaldığını belirterek, uluslararası toplumun bağımsız bir soruşturma talebini yineledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze savaşı, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırı sonrası başladı. Ardından İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri harekatı, büyük bir sivil kayıp ve insani felakete yol açtı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalarda şu ana kadar on binlerce Filistinli hayatını kaybetti, büyük bir kısmı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Bu durum, uluslararası kuruluşların ve birçok ülkenin İsrail'i savaş suçları işlemekle suçlamasına neden oldu; İsrail ise bu suçlamaları reddediyor.
İsrail'in nadir başlattığı ceza soruşturmaları, uluslararası toplumun baskısını hafifletme girişimi olarak yorumlanıyor. Ancak uzmanlar, bu soruşturmaların bağımsız olmadığını ve gerçek bir hesap verebilirlik sağlamadığını savunuyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ise İsrail ve Hamas yetkilileri hakkında savaş suçları iddialarıyla ilgili soruşturma yürütüyor. Bu süreç, İsrail'in uluslararası alanda giderek artan bir izolasyonla karşı karşıya kalmasına yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki savaşın başından bu yana Filistin'i destekleyen açıklamalar yapmış ve İsrail'i insan hakları ihlalleri konusunda sert şekilde eleştirmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail yönetimini 'devlet terörü' uygulamakla suçlamış ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırmıştır. Bu bağlamda, İsrail ordusunun bu soruşturmayı başlatması Türkiye tarafından şüpheyle karşılanabilir; ancak Ankara'nın bu gelişmeyi, Filistin'deki hak ihlallerinin belgelenmesi ve uluslararası yargı süreçlerine destek verilmesi açısından bir fırsat olarak görme potansiyeli de bulunmaktadır. Türkiye, insani yardımlarını sürdürürken, Gazze'deki durumun kalıcı bir ateşkes ve iki devletli çözüm temelinde çözülmesi gerektiğini vurgulamaktadır.