İsrail'de son kamuoyu yoklamaları, eski Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki sağcı blokun, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un partisini geride bıraktığını gösteriyor. Aynı anketlere göre, Filistin yanlısı partilerin Knesset'teki sandalye sayısı 19'a yükseldi. Bu sonuçlar, İsrail siyasetinde yaşanan dalgalanmayı ve Filistin meselesinin seçmen davranışı üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.
Anket Sonuçları ve Siyasi Tablo
Son anketler, Netanyahu'nun Likud partisi ve müttefiklerinden oluşan sağ blokun, Eisenkot'un liderliğindeki Ulusal Birlik partisini geçtiğini gösteriyor. Eisenkot, Ekim 2023'ten bu yana savaş kabinesinde yer alıyordu ancak son dönemde Netanyahu'ya yönelik eleştirileriyle öne çıkıyordu. Anketlere göre, Filistin yanlısı partilerin (Arap partileri ve sol siyasi oluşumlar) toplam sandalye sayısı 19'a ulaştı. Bu, İsrail siyasetinde Filistin meselesine duyarlı seçmen kitlesinin arttığını gösteriyor.
Uzmanlar, bu değişimin arkasında yatan nedenler arasında, Gazze savaşının uzaması, ekonomik sıkıntılar ve toplumsal kutuplaşmayı işaret ediyor. Netanyahu'nun savaş sonrası döneme dair net bir vizyon ortaya koyamaması, sağ seçmende bile memnuniyetsizliğe yol açmış durumda. Öte yandan, Filistin yanlısı partilerin yükselişi, Arap toplumunun siyasi sürece daha fazla katılım gösterdiğini ve sesini duyurmak istediğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'deki bu siyasi dalgalanma, Orta Doğu barış süreci açısından da kritik bir dönemeçte yaşanıyor. Filistin yanlısı partilerin güçlenmesi, uluslararası alanda Filistin devletinin tanınması yönündeki çabalarla paralellik gösteriyor. Son aylarda İspanya, İrlanda, Norveç ve Slovenya gibi ülkeler Filistin'i tanıdığını açıklamıştı. Bu gelişmeler, İsrail iç siyasetinde de yansıma buluyor.
ABD yönetimi, İsrail'e yönelik eleştirilerini artırırken, Netanyahu hükümeti üzerindeki baskıyı da yoğunlaştırıyor. Ancak Netanyahu, koalisyon ortaklarının desteğini koruyarak siyasi varlığını sürdürme çabasında. Anket sonuçları, İsrail seçmeninin önemli bir bölümünün mevcut hükümetin politikalarından memnun olmadığını, ancak alternatif bir liderlik konusunda da net bir tercih yapamadığını gösteriyor.
Filistin yanlısı partilerin 19 sandalyeye ulaşması, Knesset'te dengeleri değiştirebilir. Bu partilerin ortak hareket etmesi durumunda, yasama sürecinde daha etkili olabilirler. Ancak İsrail siyasetindeki derin bölünmeler, istikrarlı bir hükümet kurulmasını zorlaştırıyor. Seçim sistemi ve koalisyon dinamikleri, küçük partilerin bile belirleyici rol oynamasına olanak tanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesine verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, İsrail'deki Filistin yanlısı partilerin yükselişini yakından takip ediyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgede Filistin haklarını savunma yönündeki politikalarını güçlendirebilir. Ayrıca, İsrail'deki siyasi belirsizlik, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü öne çıkarmasına olanak tanıyabilir. Ancak Türkiye-İsrail ilişkileri, son dönemde normalleşme sürecine girmişti; bu tür gelişmeler ilişkilerin seyrini etkileyebilir. Türkiye, Filistin yanlısı partilerin güçlenmesini, Filistin davasının uluslararası alanda daha fazla destek bulması açısından olumlu bir adım olarak değerlendirebilir. Öte yandan, İsrail'in iç siyasetindeki dalgalanma, bölgesel istikrarı da etkileyebilir; Türkiye, olası bir erken seçim veya hükümet değişikliğine hazırlıklı olmalı.