İsrail, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Batı Şeria'ya ilişkin yaptığı açıklamaları 'grotesk saçmalık' olarak nitelendirerek sert tepki gösterdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Macron'un sözlerinin 'gerçeklerden kopuk' olduğu savunuldu. Fransa lideri, BM kürsüsünden İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini eleştirmiş ve bölgede artan şiddetten İsrail'i sorumlu tutmuştu. Bu açıklama, iki müttefik arasında nadir görülen bir diplomatik gerilime yol açtı.
Diplomatik Gerilimin Arka Planı
Macron'un BM Genel Kurulu'ndaki konuşması, Fransa'nın son dönemde İsrail politikasında daha eleştirel bir çizgiye kaydığının işareti olarak yorumlanıyor. Fransa Cumhurbaşkanı, konuşmasında Batı Şeria'daki yerleşim birimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulamış ve iki devletli çözümün tehlikeye girdiğini belirtmişti. Ayrıca Gazze'deki insani krizin derinleşmesinden duyduğu endişeyi dile getirmişti. İsrail tarafı ise bu eleştirileri kabul etmeyerek, Macron'un açıklamalarını 'İsrail karşıtı propaganda' olarak değerlendirdi. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Fransız büyükelçisini bakanlığa çağırarak resmi bir protesto notası verdi. Fransa'nın BM Daimi Temsilciliği'nden ise henüz bir yanıt gelmedi.
İsrail-Fransa ilişkileri son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Fransa, Avrupa Birliği içinde İsrail'e yönelik eleştirilerin dozunu artıran ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle 2023'ten bu yana Batı Şeria'daki yerleşimci şiddeti ve Filistinli sivillere yönelik saldırılar, Paris'in tepkisini çekmişti. Macron yönetimi, İsrail'e silah satışını kısıtlama ve yerleşimci liderlere yaptırım uygulama gibi adımları gündeme getirmişti. İsrail ise bu tutumu 'çifte standart' olarak nitelendiriyor ve Fransa'nın Lübnan, Suriye gibi bölgesel meselelerde İsrail ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu hatırlatıyor.
BM Genel Kurulu'ndaki konuşmanın ardından İsrail medyasında geniş yankı bulan açıklamalar, Netanyahu hükümeti içindeki aşırı sağcı kanadın tepkisini daha da artırdı. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Macron'u 'teröre destek vermekle' suçladı. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Fransa'nın İsrail'e ders vermeye hakkı yok' ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, İsrail'in Batılı müttefikleriyle yaşadığı diplomatik izolasyonun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fransa'nın BM'deki çıkışı, Avrupa'nın Ortadoğu politikasında yaşanan farklılaşmayı gözler önüne seriyor. Almanya ve İngiltere gibi ülkeler İsrail'e daha temkinli yaklaşırken, Fransa ve İspanya gibi ülkeler Filistin davasına daha açık destek veriyor. Bu bölünme, Avrupa Birliği'nin ortak bir Ortadoğu stratejisi geliştirmesini zorlaştırıyor. ABD ise İsrail'e verdiği koşulsuz desteği sürdürmekle birlikte, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerine yönelik eleştirilerini zaman zaman dile getiriyor. Ancak Washington'un BM Güvenlik Konseyi'nde İsrail'i korumaya devam etmesi, Avrupa başkentlerinde rahatsızlık yaratıyor.
Öte yandan, Macron'un açıklamaları Arap dünyasında olumlu karşılandı. Katar ve Suudi Arabistan'dan yapılan açıklamalarda, Fransa'nın tutumunun 'uluslararası hukukun üstünlüğü açısından önemli' olduğu vurgulandı. Filistin yönetimi ise Macron'a teşekkür ederek, 'daha fazla ülkenin İsrail'in ihlallerine karşı ses çıkarması gerektiğini' belirtti. İsrail ise bu desteği, 'terörizme meşruiyet kazandırma çabası' olarak nitelendiriyor.
Uzmanlar, İsrail'in bu tür sert açıklamalarla aslında kendi iç kamuoyuna mesaj verdiğini ve dış baskıya boyun eğmeyeceğini göstermeye çalıştığını belirtiyor. Ancak diplomatik teamüller açısından 'grotesk saçmalık' gibi ifadelerin kullanılması, İsrail'in müttefikleriyle ilişkilerinde yeni bir gerilim dönemine işaret ediyor. Fransa'nın önümüzdeki günlerde nasıl bir karşılık vereceği merak konusu. İki ülke arasındaki istihbarat paylaşımı ve savunma işbirliğinin bu gerilimden etkilenip etkilenmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Fransa arasındaki bu gerilimi yakından takip ediyor. Ankara, uzun süredir Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor ve Filistin davasını destekliyor. Fransa'nın BM'deki çıkışı, Türkiye'nin pozisyonuna paralel bir söylem olarak değerlendirilebilir. Ancak Türkiye, Avrupa içindeki bölünmeden faydalanarak kendi diplomatik etki alanını genişletme arayışında. İsrail ile ilişkileri normalleştirme çabaları ise bu tür açıklamalarla zarar görebilir. Türkiye'nin denge politikası, bölgesel istikrar açısından kritik önemde.