İsrail ordusu, Lübnan'ın güney bölgelerine yönelik hava saldırılarını aralıksız sürdürüyor. Son 24 saat içinde Hizbullah'ın askeri altyapısını hedef alan saldırılarda, sınıra yakın birçok noktanın vurulduğu bildirildi. Lübnanlı yetkililer, saldırılarda sivil kayıpların da yaşandığını ve altyapının ciddi zarar gördüğünü açıkladı. İsrail, operasyonların Hizbullah'ın roket fırlatma mevzilerine ve komuta merkezlerine yönelik olduğunu savunuyor. Bölgede tırmanan gerilim, uluslararası toplumun endişelerini artırıyor ve ateşkes çağrıları yükseliyor.
Saldırıların Arka Planı
İsrail-Lübnan sınırında yaşanan çatışmalar, 7 Ekim'de başlayan Gazze savaşının ardından önemli ölçüde arttı. Hizbullah, Hamas'a destek verdiğini açıklayarak kuzey sınırından İsrail'e roket atışları başlattı. İsrail ise bu saldırılara hava bombardımanıyla karşılık verdi. Son günlerde taraflar arasındaki çatışmaların şiddeti ve kapsamı genişledi. İsrail, Hizbullah'ın sınıra yakın bölgelerde konuşlanan birliklerini hedef alıyor. Hizbullah da İsrail'in kuzeyindeki askeri üsleri ve yerleşim yerlerini roketlerle vuruyor. Uzmanlara göre, iki taraf da tam kapsamlı bir savaşı göze alamasa da, çatışmaların kontrolden çıkma riski bulunuyor.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, gece saatlerinde Lübnan'ın güneyindeki 40'tan fazla noktanın vurulduğu ve bu noktaların Hizbullah'ın sızma tünelleri, roket rampaları ve mühimmat depoları olduğu belirtildi. Lübnan resmi ajansı NNA ise saldırılarda birçok sivil binanın yıkıldığını, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu en az 5 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Lübnan Başbakanı Necip Mikati, İsrail'in saldırılarını “savaş suçu” olarak nitelendirerek uluslararası topluma müdahale çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu çatışmalar, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan güvenlik dengelerini daha da bozuyor. Arap Birliği ve Birleşmiş Milletler, tansiyonun düşürülmesi için acil adımlar atılmasını istiyor. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini yinelerken, Fransa ve diğer Avrupa ülkeleri sınırlı bir çatışmanın tüm bölgeyi etkileyeceği uyarısında bulunuyor. İran, Hizbullah'a verdiği desteği vurgulayarak, İsrail'in “büyük bir hata” yaptığını ifade etti. Rusya ise tarafları itidal çağrısında bulundu. Enerji piyasalarında da hareketlilik yaşanıyor; bölgedeki gerilim petrol fiyatlarını yukarı çekti. Lübnan'ın zaten derin ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde, bu saldırılar ülkeyi daha da zor durumda bırakıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. İsrail-Lübnan çatışmasının bölgesel bir savaşa dönüşme riski, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkileyebilir. Türkiye, daha önce de Gazze'deki katliamları sert dille kınamış ve ateşkes çağrısı yapmıştı. Ayrıca Türkiye, Lübnan'daki siyasi ve insani durumu yakından izliyor; Suriye'den sonra Lübnan'da da istikrarın bozulması, Türkiye'ye yeni göç dalgaları getirebilir. Türk diplomasisi, bölgede gerilimin azaltılması ve kalıcı barışın tesisi için aktif bir rol oynama potansiyeline sahip. Bu nedenle, Ankara'nın süreci yakından takip etmesi ve diplomatik girişimlerde bulunması bekleniyor.