İsrail ordusu, Lübnan'ın güney bölgelerine yönelik geniş çaplı hava saldırıları başlattı. Lübnanlı yetkililer tarafından yapılan açıklamada, saldırıların birçok noktayı hedef aldığı ve özellikle Hizbullah'ın askeri altyapısına yönelik olduğu belirtildi. Saldırılarda en az iki sivilin hayatını kaybettiği, onlarca kişinin yaralandığı ifade ediliyor. İsrail ise operasyonun Hizbullah'ın sınır bölgelerindeki faaliyetlerine karşı kendini savunma hakkı çerçevesinde gerçekleştirildiğini savunuyor. Tansiyonun yükseldiği bölgede uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yapıyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail-Lübnan sınırı, 2006 yılındaki savaştan bu yana zaman zaman gerginliklere sahne oluyor. Son haftalarda İsrail'in kuzey sınırında Hizbullah'ın artan faaliyetlerine dair istihbarat raporları, Tel Aviv yönetimini harekete geçirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan'daki Hizbullah varlığının ülke güvenliği için 'varoluşsal bir tehdit' oluşturduğunu belirterek, gerektiğinde daha geniş çaplı operasyonların düzenlenebileceği sinyalini verdi.Öte yandan, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah yaptığı konuşmada, İsrail'in saldırılarına karşılık verme hakkını saklı tuttuklarını ve 'işgalci güçlerin' eylemlerinin cevapsız kalmayacağını ifade etti. İki taraf arasında sözlü gerilim de giderek tırmanıyor.
İsrail'in son saldırıları, özellikle sivil yerleşim alanlarına yakın bölgelerde gerçekleşti. Lübnan Kızılhaçı, yaralıların hastanelere sevk edildiğini ve sağlık ekiplerinin teyakkuza geçirildiğini duyurdu. Birleşmiş Milletler Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert, taraflara ateşkes çağrısında bulunarak, 'bölgenin yeni bir çatışmayı kaldıramayacağını' vurguladı.
Bölgesel boyut
Bu saldırılar, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da hassas hale getirdi. İran destekli Hizbullah'ın hedef alınması, Tahran ile Tel Aviv arasındaki gerginliğin bir yansıması olarak görülüyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını kınayarak, 'bu tür maceracı eylemlerin bölgesel güvenliği tehdit ettiğini' söyledi.Arap Birliği de acil olarak toplanarak durumu değerlendirdi. Örgüt, İsrail'in saldırılarını 'uluslararası hukukun ihlali' olarak nitelendirdi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni müdahaleye çağırdı.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İsrail'in kendini savunma hakkını tanıdıklarını ancak sivil kayıpların önlenmesi gerektiğini belirtti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise iki tarafı da diyalog çağrısına uymaya davet etti. Rusya Dışişleri Bakanlığı, gerilimin azaltılması için taraflarla temas halinde olduklarını duyurdu.
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, uluslararası topluma acil müdahale çağrısı yaparak, 'ülkesinin bir savaşa daha sürüklenmesine izin verilmeyeceğini' söyledi. Mikati, İsrail'in saldırılarının Lübnan'ın egemenliğine açık bir ihlal olduğunu ifade etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan'a yönelik hava saldırıları, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki güvenlik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji projelerini ve deniz yetki alanlarındaki çalışmalarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Suriye'deki vekil aktörlerle bağlantılı olarak tırmanan çatışma, Türkiye'nin sınır güvenliği açısından yeni tehditler oluşturabilir. Türkiye'nin, hem Lübnan'ın egemenliğine saygı gösterilmesi hem de bölgede insani krizin önlenmesi için diplomatik girişimlerde bulunması bekleniyor. Ankara'nın, NATO müttefiki İsrail ile gerilimi düşürme yönünde mesajlar vermesi ve BM nezdinde arabuluculuk rolü üstlenmesi muhtemel.