Lübnan devlet medyası, İsrail güçlerinin gece boyunca ve Cumartesi sabahı erken saatlerde ülkenin güneyindeki birçok bölgede fosfor bombası kullandığını, hava saldırıları ve yoğun topçu ateşi düzenlediğini bildirdi. Lübnan resmi haber ajansı ANI'nin aktardığına göre, İsrail topçuları Mansuri kasabasını ve Beyt el-Sayyid çevresini hedef aldı. Saldırılarda can kaybı yaşanıp yaşanmadığı henüz doğrulanmadı. Bu gelişme, İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasındaki çatışmaların tırmandığı bir dönemde yaşanıyor. Fosfor bombalarının kullanımı uluslararası hukukta tartışmalı olup, sivillerin yoğun olduğu bölgelerde kullanılması savaş suçu olarak değerlendirilebiliyor.
Fosfor bombası ve uluslararası hukuk
Fosfor bombası, temas ettiği yerde yanıcı ve yakıcı etki yaratan, genellikle askeri hedefleri imha etmek için kullanılan bir silahtır. Ancak beyaz fosfor, insan vücuduna ciddi zararlar verebilir ve yangınlara neden olabilir. Cenevre Sözleşmeleri'ne göre, sivillerin yoğun olduğu bölgelerde fosfor bombası kullanımı yasaktır. Lübnan medyası, İsrail güçlerinin gece boyunca güneydeki çeşitli bölgelerde fosfor bombası kullandığını raporlarken, bu durum uluslararası toplumun tepkisini çekebilir. Daha önce de İsrail'in Gazze'de fosfor bombası kullandığına dair raporlar uluslararası kuruluşlar tarafından eleştirilmişti.
Lübnan ordusu ve Hizbullah arasında son haftalarda yaşanan çatışmalarda, İsrail ordusu kuzey sınırında yoğun bir askeri hareketlilik sergiliyor. İsrail, Hizbullah'ın roket saldırılarına karşılık olarak güney Lübnan'daki hedefleri vuruyor. Son 24 saatte yaşanan şiddetli çatışmalar, bölgede endişeyi artırdı. Lübnan hükümeti, İsrail'in saldırılarını kınayarak uluslararası toplumu müdahaleye çağırdı.
Bölgesel ve uluslararası tepkiler
İsrail ile Lübnan arasındaki gerilim, bölgedeki diğer ülkeler tarafından da yakından takip ediliyor. İran destekli Hizbullah'ın İsrail'e karşı mücadelesi, Orta Doğu'daki güç dengelerini etkiliyor. ABD ve Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısında bulunurken, BM Güvenlik Konseyi acil oturum düzenlemeyi değerlendiriyor. Fosfor bombası kullanımı, uluslararası toplumun tepkisini çekmeye aday. İnsan Hakları İzleme Örgütü, daha önce İsrail'in fosfor bombası kullanımını savaş suçu olarak nitelendirmişti.
Bu son saldırılar, İsrail'in kuzey sınırındaki gerilimi daha da artırabilir. Hizbullah'ın misilleme yapacağı yönünde açıklamaları bulunuyor. Lübnan'da ekonomik krizin sürdüğü bir dönemde yaşanan askeri tırmanış, ülkeyi daha da istikrarsızlaştırabilir. Bölgedeki sivil halk ise çatışmaların ortasında kalmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki istikrarsızlığı yakından izliyor; çünkü Lübnan'daki gelişmeler Doğu Akdeniz'deki güç dengesini etkiliyor. İsrail'in fosfor bombası kullanımı, bölgedeki şiddet sarmalını derinleştirirken, Türkiye'nin Arap dünyasıyla ilişkilerini de etkileyebilir. Ankara, daha önce İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını kınamış ve Filistin davasına destek vermişti. Bu yeni gelişme, Türkiye'nin İsrail'e yönelik eleştirilerini artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji kaynakları ve Doğu Akdeniz'deki hak iddiaları göz önüne alındığında, bölgesel çatışmanın yayılması Ankara'nın güvenlik çıkarlarını tehdit edebilir. Türkiye, taraflar arasında diyalog çağrısında bulunarak, bölgesel istikrarın korunmasına katkı sağlamaya çalışabilir.