Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın (National News Agency) duyurusuna göre, İsrail savaş uçakları bugün öğle saatlerinde Lübnan'ın güneyindeki sınıra yakın bazı noktaları bombaladı. Saldırıda ilk belirlemelere göre can kaybı yaşanmazken, maddi hasar oluştuğu bildirildi. Saldırının hedef aldığı bölgeler arasında Marjayoun ve Khiam çevresindeki mevziler bulunuyor. Olay, İsrail ile Hizbullah arasında son haftalarda artan çatışma riskinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Tansiyon neden yükseldi?
İsrail-Lübnan sınırı, 2006 savaşından bu yana görece sakin bir dönem geçirse de son aylarda gerginlik tırmanışa geçti. Özellikle İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonlarının ardından Hizbullah'ın sınıra yakın bölgelerde varlığını artırması, İsrail tarafının sert tepkisine yol açtı. Geçen hafta İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, "Lübnan'ı 2006'dakinden çok daha ağır bir bedel ödemekle tehdit ediyoruz" açıklamasında bulunmuştu. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ise bu tehditlere "savaş gemilerimiz Akdeniz'de devriye geziyor" sözleriyle karşılık verdi. İki taraf arasındaki söylem savaşı, sahada da karşılıklı taciz atışlarına dönüşmüş durumda.
NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları bugünkü saldırıda “derinlemesine keşif” uçuşları da gerçekleştirdi. Lübnan hava sahasının ihlali, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararının ihlali anlamına geliyor. Bu karar, 2006 savaşının ardından alınmış ve tarafların ateşkesi korumasını öngörüyor. Ancak İsrail, kararın uygulanmasını eleştirirken, Lübnan da İsrail'in düzenli olarak hava sahasını ihlal ettiğini raporluyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Gerilim nereye evrilir?
Lübnan sınırındaki bu son gelişme, Ortadoğu genelinde tırmanan krizlerin bir yansıması olarak okunabilir. İran destekli Hizbullah'ın gücü, Lübnan'da devlet içinde devlet yapılanmasına yol açmış durumda. Batılı diplomatlar, olası bir İsrail-Hizbullah savaşının bölgeyi büyük bir yangına sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, son haftalarda Beyrut ve Tel Aviv arasında mekik dokuyarak tansiyonu düşürmeye çalışıyor. Fransa, BM Geçici Görev Gücü UNIFIL aracılığıyla krizi yönetmeye çalışsa da, tarafların askeri hazırlıkları durmuyor.
Öte yandan İsrail, kuzey sınırında sivil yerleşimlerin boşaltılmasına yönelik planlarını güncelledi. Ordu, 50 bin kişilik bir yedek kuvveti sınıra sevk etmiş durumda. Hizbullah ise İsrail hedeflerine karşı kullanılmak üzere yüzlerce hassas güdümlü füze stokladığını iddia ediyor. Bölgedeki analistler, iki taraf arasındaki caydırıcılık dengesinin kırılgan olduğu ve küçük bir kıvılcımın büyük bir savaşı tetikleyebileceği görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-Lübnan sınırındaki tansiyon, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji keşifleri ve deniz yetki alanları konusunda Lübnan ve İsrail'le farklı çıkarlara sahip. İsrail-Hizbullah çatışması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji iş birliği arayışlarını sekteye uğratabilir. Ayrıca BM nezdinde ve İslam İşbirliği Teşkilatı'nda Türkiye, Filistin davasını savunurken; Lübnan'da istikrarın korunması, Türkiye'nin bölgesel politikasında önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Ankara, tırmanan gerilimden endişe duymakta ve diplomasi yoluyla çözüm çağrılarını yinelemektedir.