İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a ait olduğu belirtilen hedeflere hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda ilk belirlemelere göre en az 12 kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi. Bu gelişme, 27 Kasım 2024'te imzalanan ve bölgede kalıcı ateşkesi hedefleyen anlaşmanın ciddi bir ihlali olarak değerlendiriliyor.
Ateşkes ihlali ve tırmanan gerilim
IDF'den yapılan açıklamada, Hizbullah'ın İsrail güçlerine 50'den fazla roket ve havan topu mermisi fırlatmasının ardından misilleme yapıldığı belirtildi. Saldırıların, Lübnan-İsrail sınırındaki Bir el-Ram bölgesi ve çevresini hedef aldığı kaydedildi. Hizbullah ise saldırılara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararı uyarınca sağlanan ateşkes, 2006 savaşından bu yana sınır bölgesinde görece bir sükunet sağlamıştı. Ancak son haftalarda taraflar arasında karşılıklı suçlamalar ve küçük çaplı çatışmalar yaşanıyordu.
Lübnan hükümeti, saldırıları kınayarak uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulundu. Başbakan Necib Mikati yaptığı yazılı açıklamada, “İsrail'in ateşkesi ihlal etmesi, egemenliğimizin açık bir ihlalidir ve bölgesel barışı tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Saldırılar, İsrail ile Hizbullah arasındaki gerginliğin tırmanması ve ABD ile İran arasındaki dolaylı gerilimin bir yansıması olarak yorumlanıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, ateşkesin korunması gerektiğini belirterek her iki tarafa da itidal çağrısı yaptı. Fransa ve Almanya ise olayın soruşturulmasını ve ateşkesin yeniden tesisi için acil toplantı talep etti.
İran destekli Hizbullah'ın İsrail'e yönelik son saldırıları, İsrail'in Gazze'de Hamas'a karşı yürüttüğü operasyonlarla eş zamanlı olarak gerçekleşiyor. Analistler, bu durumun Orta Doğu'da geniş çaplı bir savaşa dönüşme riski taşıdığı uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'ın toprak bütünlüğüne verdiği desteği her platformda dile getiriyor. Ateşkesin ihlali, Doğu Akdeniz'deki dengeleri ve bölgesel istikrarı doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İsrail ile Lübnan arasındaki çatışmaların tırmanması halinde, Suriye ve Irak üzerinden yeni bir göç dalgası riskiyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji hedefleri açısından Doğu Akdeniz'deki güvenlik ortamı kritik önem taşıyor. Ankara'nın hem ateşkesin korunması hem de Hizbullah'ın faaliyetlerinin sınırlanması yönünde diplomatik girişimlerini artırması bekleniyor.