İsrail ordusu, 2 Aralık 2024 tarihinde Lübnan’ın güneyine yönelik düzenlediği hava saldırılarında iki Lübnan askerini öldürdü. Lübnan ordusundan yapılan açıklamaya göre, saldırılar Kfarrumman–Nabatieh yolu ile Marjayoun bölgesindeki Touline kasabasını hedef aldı. Olay, İsrail ile Hizbullah arasında 27 Kasım’da yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ihlali olarak kayıtlara geçti. Saldırıda ayrıca iki Lübnan askeri de yaralandı. İsrail tarafı ise henüz resmi bir açıklama yapmazken, bölgedeki gerginlik tırmanma riski taşıyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail ve Lübnan arasında 27 Kasım 2024’te yürürlüğe giren ateşkes, yaklaşık 14 aydır süren çatışmaların ardından varılmıştı. Ateşkesin temel şartları arasında, Lübnan ordusunun güney sınırında konuşlanması ve Hizbullah’ın bölgedeki varlığının sona erdirilmesi yer alıyordu. Ancak İsrail, ateşkesin ardından da sınır ihlalleri yapmakla suçlanıyor. Olayın yaşandığı Kfarrumman, Nabatieh ve Touline gibi bölgeler, daha önce Hizbullah’ın etkin olduğu kırsal alanlar olarak biliniyor. Lübnan ordusu, saldırının ateşkesi ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL) ise olayla ilgili inceleme başlattı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırı, İsrail-Lübnan sınırındaki kırılgan ateşkesi tehdit ediyor. Bölgedeki tansiyon, İsrail’in Gazze’deki operasyonları ve Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarıyla zaten yüksek seviyedeydi. ABD ve Fransa’nın arabuluculuğunda sağlanan ateşkes, bölgesel bir çatışmanın yayılmasını önlemeyi amaçlıyordu. Ancak bu tür ihlaller, Hizbullah’ın tepkisine yol açarak çatışmaların yeniden başlamasına neden olabilir. İran destekli Hizbullah, daha önce İsrail’e yönelik füze saldırıları düzenlemişti. Uluslararası toplum, özellikle ABD ve BM, tarafları ateşkese uymaya çağırıyor. Olay, Lübnan’ın egemenliğini ihlal etmesi nedeniyle de eleştiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki denklemleri ve sınır güvenliği açısından önem taşıyor. İsrail-Lübnan arasındaki ateşkesin bozulması, bölgede yeni bir çatışma dalgası yaratabilir. Türkiye, Lübnan’daki siyasi istikrarı desteklerken, Hizbullah ile İsrail arasındaki gerilimin Suriye ve Doğu Akdeniz enerji hatlarına sıçrama riski bulunuyor. Türkiye, BM Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuk çerçevesinde ateşkese uyulması çağrısı yapabilir. Ayrıca, bu tür olaylar Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji keşif faaliyetleri ve deniz yetki alanları üzerindeki baskıyı artırabilir. Bölgesel istikrarın korunması, Türkiye’nin dış politika öncelikleri arasında yer alıyor.