İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah tarafından inşa edilen ve stratejik Ali al-Taher sırtı altında uzanan kilit tünellerin imha edildiğini duyurdu. Yıkım sırasında meydana gelen patlamalar, bölgede 4.1 büyüklüğünde bir sarsıntıya yol açtı. Olay, İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimin son halkası olarak kaydedildi.
Tünellerin imhası ve sarsıntı
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Ali al-Taher sırtı altındaki tünellerin Hizbullah'ın askeri altyapısının önemli bir parçası olduğunu belirtti. Bu tünellerin, İsrail'e yönelik saldırılar için kullanıldığı ve silah depolamak amacıyla inşa edildiği iddia edildi. İmha operasyonu sırasında kontrollü patlamalar gerçekleştirildi ve bu patlamalar yerel sismik istasyonlar tarafından 4.1 büyüklüğünde bir deprem olarak kaydedildi.
Lübnan tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak bölgedeki kaynaklar, patlamaların sınır köylerinde paniğe neden olduğunu ve bazı evlerde hasar oluştuğunu bildirdi. İsrail ordusu, operasyonun sadece askeri hedeflere yönelik olduğunu ve sivil kayıpları önlemek için gerekli önlemlerin alındığını savundu.
Bu tünellerin varlığı, 2006 Lübnan Savaşı'ndan bu yana tartışılıyordu. Hizbullah, İsrail'e karşı savunma ve saldırı amacıyla geniş bir tünel ağı inşa etmekle suçlanıyor. İsrail, BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararına rağmen Hizbullah'ın silahlanmayı sürdürdüğünü ve tünellerin bu ihlalin bir parçası olduğunu öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in tünel imha operasyonu, Orta Doğu'da tansiyonu yeniden yükseltti. Hizbullah, İran'ın bölgedeki en önemli vekil güçlerinden biri olarak görülüyor. İran, Suriye ve Irak üzerinden Hizbullah'a silah sevkiyatı yapmakla suçlanıyor. Bu tünellerin imhası, İsrail'in İran'ın bölgesel nüfuzunu kısıtlama stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
ABD, operasyonla ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Ancak Washington'un İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediği biliniyor. Rusya ve Çin'den ise henüz bir tepki gelmedi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, taraflara itidal çağrısında bulunarak, sivil halkın korunması gerektiğini vurguladı.
Lübnan hükümeti, ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşurken, ülkenin güneyinde yaşanan bu gelişme, zaten kırılgan olan durumu daha da kötüleştirebilir. Hizbullah, Lübnan siyasetinde ve ordusunda önemli bir güç. Tünellerin imhası, Hizbullah'ın askeri kapasitesine darbe vurmayı amaçlıyor ancak misilleme riskini de beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, İsrail'in bu operasyonuyla Hizbullah'a gözdağı vermeyi ve caydırıcılığı artırmayı hedeflediğini belirtiyor. Ancak tünellerin yeniden inşa edilmesi muhtemel. Hizbullah'ın yeraltı savaşında deneyimli olduğu ve benzer tünelleri Kuzey İsrail'e saldırılar için kullanabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan, İsrail'in kuzey sınırında Hizbullah ile yaşanan çatışmalar, son aylarda artış göstermişti. Karşılıklı saldırılar, 2006'dan bu yana en yoğun dönem olarak nitelendiriliyor. Bu tünel operasyonu, İsrail'in Hizbullah'ın altyapısını hedef alma kararlılığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan'da Hizbullah tünellerini imha etmesi, Türkiye'nin bölgesel güvenlik dengeleri açısından yakından takip ettiği bir gelişme. Türkiye, Lübnan'daki istikrarsızlığın sınırlarına sıçramasından endişe ediyor. Ayrıca, İsrail'in askeri operasyonları, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik çabalarını zorlaştırabilir. Türkiye, Hizbullah'ı terör örgütü olarak tanımlamazken, İsrail ile ilişkileri de inişli çıkışlı. Bu tür operasyonlar, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü sürdürmesini güçleştirebilir ve enerji güvenliği ile ticaret yollarını etkileyebilir.