İsrail ile Lübnan arasındaki uzun süredir devam eden kara sınırı ve deniz yetki alanı anlaşmazlıklarının çözümüne yönelik müzakerelerde kritik bir dönemece giriliyor. Beşinci tur görüşmelerinin Salı günü başlaması planlanırken, İsrail'in en az bir "pilot bölgeden" çekilerek Lübnan ordusunun kontrolüne devretmeye hazırlandığı bildiriliyor. Bu adım, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açma potansiyeli taşıyor. KAYNAK
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Lübnan arasındaki sınır sorunları, özellikle İsrail'in 2006 yılında Lübnan'ın güneyinden çekilmesinin ardından çözümsüz kalmıştı. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından belirlenen Mavi Hat, fiili bir sınır görevi görse de, her iki taraf da zaman zaman bu hattı ihlal etmekle suçlanıyor. Son yıllarda Akdeniz'de keşfedilen doğal gaz yatakları, taraflar arasındaki deniz yetki alanı tartışmalarını da körüklemişti.
ABD arabuluculuğunda başlatılan müzakereler, Ekim 2020'de başlamıştı. İlk dört turda taraflar, deniz sınırı konusunda ön mutabakata varmış, ancak kara sınırındaki anlaşmazlıklar sürmüştü. Şimdi masada, İsrail'in "pilot bölge" olarak adlandırılan ve Lübnan'ın egemenlik iddiasında bulunduğu küçük bir alandan çekilmesi planı var. Bu alanın, Lübnan ordusunun kontrolüne geçmesi ve Hizbullah unsurlarının bölgeden uzaklaştırılması öngörülüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Görüşmelerin bu aşamasında ABD'nin rolü belirleyici. Trump yönetiminin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, Lübnan'la varılacak bir anlaşmanın bölgesel istikrar açısından önemini vurguladığı belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yakından takip ettiği müzakereler, aynı zamanda Lübnan'ın iç siyasi krizine de bir çıkış yolu sunabilir. Zira Lübnan, ağır ekonomik darboğaz ve siyasi istikrarsızlıkla mücadele ederken, güney sınırındaki gerilimin azalması hükümetin elini rahatlatabilir.
Bölgesel boyutta ise, İsrail-Lübnan anlaşması, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliğine yeni bir ivme kazandırabilir. İsrail, Mısır ve Kıbrıs Rum Kesimi ile yürüttüğü doğal gaz ihracatı projelerine Lübnan'ın da katılımı, enerji arz güvenliği açısından önemli. Öte yandan, Hizbullah'ın bölgedeki nüfuzunun azalması, İran'ın Lübnan üzerindeki etkisini de kısıtlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-Lübnan görüşmelerinde sağlanacak bir uzlaşı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, Libya ile yaptığı deniz yetki alanı anlaşması ve Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleriyle bölgede etkin bir aktör konumundadır. İsrail-Lübnan anlaşması, Türkiye'nin Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan ile olan deniz sınırı ihtilaflarını yeni bir perspektife taşıyabilir. Ancak Türkiye'nin, Hizbullah'ın siyasi kanadı olan Lübnan hükümetiyle ilişkileri ve İsrail'le son yıllarda normalleşme çabaları, bu sürecin Türkiye'yi doğrudan etkilemeyeceğini göstermektedir. Yine de, bölgesel istikrarın artması Türkiye'nin enerji koridoru projelerine olumlu yansıyabilir.