Eski İsrail Başbakanı ve savunma bakanı Ehud Barak, İsrail ordusunun 2000 yılında Lübnan'dan çekilmesine öncülük eden isim olarak, bugün İsrail'in yeniden benzer bir askeri angajmana girmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Barak, İsrail'in yaklaşık 18 yıl süren Lübnan işgalinin bir 'bataklık' olduğunu ve bu deneyimin tekrarlanmaması gerektiğini söyledi. Bu açıklamalar, İsrail'in kuzey sınırında Hizbullah ile artan gerilimin ortasında geliyor.
Lübnan'dan Çekilme ve Ardındaki Deneyim
İsrail, 1978 yılında başlattığı Litani Operasyonu'nun ardından Lübnan'ın güneyinde bir güvenlik bölgesi oluşturmuş ve 1982'de daha geniş çaplı bir işgale girişmişti. Ancak bu işgal, İsrail için ağır kayıplar ve uluslararası baskılarla sonuçlandı. Ehud Barak, 1999 yılında başbakan seçildikten sonra, askeri ve siyasi danışmanlarıyla yaptığı değerlendirmeler sonucunda, Lübnan'dan tek taraflı çekilme kararı aldı. 24 Mayıs 2000'de İsrail askerlerinin büyük kısmı, Hizbullah'ın saldırıları ve artan iç muhalefet nedeniyle geri çekildi. Çekilme, İsrail'de tartışmalara yol açsa da, Barak bu kararın o dönem için doğru olduğunu savunuyor.
Barak, çekilme sürecinde yaşananları anlatırken, "Lübnan bataklığında 18 yıl kaybettik. Askerlerimiz her gün pusuya düşürülüyor, mayınlara basıyor, roket saldırılarına maruz kalıyordu. Bu, İsrail'in güvenliğine katkı sağlamak yerine, kaynaklarımızı tüketen bir angajmandı" dedi. Barak, ayrıca uluslararası toplumun da işgale karşı olduğunu ve BM Güvenlik Konseyi'nin 425 sayılı kararının çekilmeyi zorunlu kıldığını hatırlattı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ehud Barak'ın uyarıları, günümüzde İsrail-Lübnan sınırında yaşanan gerginlikler bağlamında özel bir anlam taşıyor. Hizbullah, 2006 savaşından bu yana askeri kapasitesini önemli ölçüde artırdı ve İsrail'e yönelik tehditlerini sürdürüyor. İsrail ise kuzey sınırında yeni bir askeri harekât olasılığını değerlendiriyor. Barak, "Hizbullah bugün 2006'dan çok daha güçlü. On binlerce roketi var ve bunların bir kısmı hassas güdümlü. Bu, herhangi bir askeri müdahaleyi çok daha maliyetli hale getiriyor" dedi.
Barak'ın çekilme kararı, İsrail'de "Lübnan sendromu" olarak adlandırılan bir kavramın doğmasına yol açtı. Bu kavram, İsrail'in uzun süreli işgallerden kaçınması gerektiği fikrine dayanıyor. Ancak 2006 savaşı ve ardından Hizbullah'ın güçlenmesi, bu sendromun sorgulanmasına neden oldu. ABD ve Batılı müttefikler, İsrail'in kendini savunma hakkını tanırken, aşırı güç kullanımı ve sivil kayıplar konusunda uyarılarda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ehud Barak'ın uyarıları, Türkiye'nin özellikle Suriye ve Irak'taki askeri varlığı bağlamında dikkatle değerlendirilmelidir. Türkiye, sınır ötesi operasyonlarla terör örgütlerine karşı mücadele ederken, uzun süreli işgallerin getirdiği risklerin farkındadır. Barak'ın 'bataklık' benzetmesi, Türkiye'nin de karşı karşıya olduğu bir durumu yansıtmaktadır. Özellikle PKK/YPG'ye yönelik operasyonlarda, kalıcı bir çözüm için diplomatik ve siyasi araçların da kullanılması gerektiği anlaşılmaktadır. Aksi takdirde, askeri başarılar siyasi sonuçlara dönüşemez ve ülkeler güvenlik batağına saplanabilir.