İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde beyaz fosfor mühimmatı kullandığına dair raporlar, uluslararası alanda geniş yankı uyandırdı. Beyaz fosfor, ciddi yanıklara neden olan, tekrar tekrar tutuşabilen ve yoğun ısı ile zehirli duman üreten kimyasal bir madde. İsrail, bu silahı sivil yerleşim yerlerine yakın bölgelerde kullanmakla suçlanıyor. Uluslararası hukuk uzmanları, beyaz fosforun sivil bölgelerde kullanımının ayrım gözetme ilkesini ihlal edebileceği uyarısında bulunuyor. İsrail ise iddiaları reddediyor ve kullanımın uluslararası hukuka uygun olduğunu savunuyor.
Beyaz Fosfor Nedir, Etkileri Neler?
Beyaz fosfor, mumumsu beyaz görünümlü, oda sıcaklığında kendiliğinden tutuşabilen bir kimyasal maddedir. Havayla temas ettiğinde hemen alev alır ve 815 santigrat dereceye kadar sıcaklığa ulaşabilir. Yanma süreci, ciltte derin yanıklara yol açar ve madde vücuda yapışarak yanmaya devam eder. Yaralı bölge suyla temas ettiğinde dahi yanma sürebilir; çünkü beyaz fosfor su altında da oksijenle reaksiyona girebilir. Solunduğunda akciğerlerde ciddi hasara neden olabilir, uzun süreli maruziyet karaciğer ve böbrek yetmezliğine yol açabilir. Bu nedenle beyaz fosfor, hem fiziksel hem de psikolojik etkileriyle savaş alanında korkutucu bir silah olarak bilinir.
Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (CWC), beyaz fosforu doğrudan yasaklamaz; çünkü madde, sis perdesi veya aydınlatma amaçlı kullanılabiliyor. Ancak sözleşme, zehirli kimyasalların silah olarak kullanımını yasaklar. Beyaz fosforun sivil yerleşim bölgelerinde kullanımı ise Cenevre Sözleşmeleri'nin ayrım gözetme ve orantılılık ilkelerine aykırılık teşkil edebilir. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, beyaz fosforun özellikle nüfusun yoğun olduğu alanlarda kullanılmasının ciddi insani sonuçlar doğuracağı konusunda uyarılarda bulunmuştur.
İsrail'in Lübnan'da Beyaz Fosfor Kullanımı
İsrail, 2006 Lübnan Savaşı sırasında da beyaz fosfor kullandığı iddialarıyla gündeme gelmişti. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Amnesty International gibi kuruluşlar, o dönemde İsrail'in sivil bölgelerde beyaz fosfor kullandığını belgelemişti. Son dönemde, özellikle 2023 Ekim ayından bu yana İsrail ile Hizbullah arasında artan çatışmalarda, İsrail'in yine beyaz fosfor mühimmatı kullandığına dair görüntüler ve tanık ifadeleri ortaya çıktı. Lübnan resmi haber ajansı NNA, ülkenin güneyindeki ormanlık alanlarda ve yerleşim yerlerine yakın bölgelerde beyaz fosfor kaynaklı yangınların çıktığını bildirdi. İsrail ordusu, bu tür mühimmatı yalnızca askeri hedeflere karşı ve uluslararası hukuka uygun şekilde kullandığını öne sürüyor. Ancak sahadaki görüntüler ve bağımsız raporlar, sivil altyapıya verilen zararın boyutunu gözler önüne seriyor.
Beyaz fosforun kullanımı, sadece fiziksel yaralanmalarla sınırlı değil. Yangınlar geniş tarım arazilerini yok ediyor, zehirli dumanlar çevre ve insan sağlığı üzerinde uzun vadeli riskler oluşturuyor. Lübnan, halihazırda ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşurken, bu tür saldırılar ülkenin kırılganlığını daha da artırıyor.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
Uluslararası toplum, İsrail'in beyaz fosfor kullanımına yönelik tepkilerini dile getiriyor. Birleşmiş Milletler, sivil bölgelerde beyaz fosfor kullanımının araştırılması çağrısında bulundu. İnsan hakları örgütleri, İsrail'in bu eylemlerinin savaş suçu teşkil edebileceğini belirtiyor. Ancak uluslararası hukukta beyaz fosforun kullanımına dair kesin bir yasak bulunmadığı için, sorumluluk tespiti ve yaptırım uygulanması zorlaşıyor. BM Güvenlik Konseyi'nde, İsrail'in eylemlerine yönelik olası bir yaptırım kararı, daimi üyelerin veto yetkisi nedeniyle çıkmaza girebiliyor. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını vurgularken, bazı Avrupa ülkeleri beyaz fosfor kullanımını kınadı. Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülke, İsrail'in saldırılarının bölgesel istikrarı tehdit ettiği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan'da beyaz fosfor kullanması, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika öncelikleri açısından doğrudan önem taşıyor. Lübnan'daki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz'deki dengeleri ve Türkiye'nin güney sınırına yakın bölgeleri etkiliyor. Beyaz fosforun sivil halk üzerindeki yıkıcı etkileri, Türkiye'nin insani diplomasi çabalarını ve bölgesel barış çağrılarını güçlendiriyor. Ayrıca, İsrail'in bu tür silahları kullanması, Türkiye'nin uluslararası hukuk ve insan hakları savunuculuğu pozisyonunu pekiştirmesine zemin hazırlıyor. Türkiye, Lübnan'a insani yardım ve siyasi destek sağlayarak bölgede etkin bir aktör olma yolunda adımlar atabilir. Bu gelişmeler, Türkiye'nin Orta Doğu'daki barış ve istikrar arayışlarını daha da önemli kılıyor.