İsrail ve Lübnan, İran destekli Hizbullah milislerinin Lübnan’ın güneyinden çekilmesini öngören yeni bir ateşkes anlaşmasına vardı. Anlaşma, Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda ve ABD’nin dolaylı desteğiyle sağlanırken, taraflar arasında aylardır süren gerginliğin ardından geldi. Ateşkesin uygulanması, büyük ölçüde Hizbullah’ın işbirliğine bağlı; örgütün İran’dan aldığı talimatlarla hareket ettiği biliniyor. Bu gelişme, aynı zamanda ABD ile İran arasında devam eden nükleer müzakerelerde önemli bir engeli kaldırabilir.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail ve Lübnan arasındaki sınır çatışmaları, 2006 yılındaki 34 günlük savaşın ardından zaman zaman alevlenmişti. Hizbullah’ın Lübnan’ın güneyinde konuşlanması, İsrail için sürekli bir tehdit oluşturuyor. Son haftalarda tırmanan gerilim, İsrail’in Hizbullah mevzilerine yönelik hava saldırıları ve Hizbullah’ın roket atışlarıyla karşılıklı olarak arttı. Birleşmiş Milletler Geçici Gücü (UNIFIL), bölgede barışı korumakla görevli olsa da, tarafların anlaşmazlıkları nedeniyle etkisiz kalmıştı. Yeni ateşkes, Lübnan hükümetinin egemenliğini güçlendirme ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması konusunda uluslararası bir çerçeve sunuyor. Anlaşma, Lübnan ordusunun güneye konuşlanmasını ve Hizbullah militanlarının bölgeden ayrılmasını öngörüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ateşkes anlaşması, ABD ile İran arasındaki nükleer görüşmelerin seyrini değiştirebilir. İran, Hizbullah üzerindeki etkisini korurken, bu anlaşma Tahran’ın bölgedeki askeri varlığını sorgulatıyor. ABD, İran’ın nükleer programı karşılığında yaptırımları hafifletmeyi tartışırken, Hizbullah’ın geri çekilmesi, Washington için bir güven artırıcı önlem olarak görülüyor. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, Hizbullah’ın Lübnan’daki etkisinin azalmasını memnuniyetle karşılayabilir. Bu anlaşma, aynı zamanda Suriye iç savaşının yansımalarını da hafifletebilir; çünkü Hizbullah unsurları Suriye’de Esad rejimine destek veriyor. Bölgedeki İran etkisinin kırılması, İsrail için stratejik bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan’daki siyasi istikrarı yakından takip ediyor; çünkü Lübnan’daki Türkmen toplumu ve iki ülke arasındaki ticari ilişkiler bu durumdan etkileniyor. Ateşkes, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji politikaları açısından da önemli: İsrail-Lübnan deniz sınırı anlaşmazlığı daha önce Türkiye’nin KKTC ile yürüttüğü benzer müzakerelerde emsal teşkil edebilir. Ayrıca, Hizbullah’ın çekilmesi, İran’ın bölgedeki nüfuzunu sınırlarken, Türkiye’nin Arap ülkeleriyle normalleşme sürecine dolaylı katkı sağlayabilir. Ancak, anlaşmanın sürdürülebilirliği ve Hizbullah’ın tam olarak silahsızlandırılması, Türkiye’nin endişe duyduğu belirsizlikler arasında.