İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan sınırında konuşlu İsrail askerlerinin, herhangi bir tehdit algılamaları durumunda anında müdahale etmek üzere herhangi bir kısıtlama olmaksızın hareket edebileceklerini açıkladı. Katz'ın bu açıklaması, Hizbullah'ın son dönemde artan faaliyetleri ve sınırdaki gerginliğin tırmanması üzerine geldi. Bakan, askerlere yönelik her türlü tehdide karşı "sıfır tolerans" politikası uygulanacağını ve gerektiğinde hava kuvvetlerinin de devreye girebileceğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Lübnan arasındaki sınır, 2006'daki savaştan bu yana görece sakin olsa da, son aylarda tansiyon yükselmiş durumda. Hizbullah'ın Suriye'deki varlığını güçlendirmesi ve İsrail'in Suriye'deki İran hedeflerine yönelik saldırıları, iki ülke arasında dolaylı bir çatışma riskini artırıyor. Katz'ın açıklaması, İsrail ordusunun kuzey sınırında teyakkuz halinde olduğunu ve her an sıcak bir çatışmaya hazır olduğunu gösteriyor. İsrailli yetkililer, Hizbullah'ın hassas güdümlü füzeler ve insansız hava araçlarıyla donandığını ve bunların İsrail'in askeri varlıklarına ve sivil yerleşim birimlerine yönelik bir tehdit oluşturduğunu iddia ediyor.
Geçtiğimiz haftalarda, İsrail savaş uçakları Lübnan hava sahasında alçak uçuşlar gerçekleştirirken, Hizbullah da sınıra yakın bölgelerde tatbikatlar yapmıştı. Bu karşılıklı gösteriler, uluslararası toplumun endişelerini artırmış durumda. Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL), tarafları itidal çağrısı yaparken, İsrail'in bu son açıklaması ateşe benzin döktü.
Bölgesel ve küresel boyut
Katz'ın sözleri, sadece İsrail-Lübnan sınırını değil, tüm bölgeyi etkileyebilecek bir gerilimin habercisi. İsrail'in İran'ın nükleer programına yönelik olası bir saldırı hazırlığında olduğu yönündeki haberlerle birlikte, Lübnan cephesi de İsrail için ikinci bir cephe haline gelebilir. İran destekli Hizbullah'ın, İsrail'e karşı geniş bir füze cephaneliğine sahip olduğu biliniyor. Bu durumda, olası bir çatışma sadece iki ülke arasında kalmayıp Suriye, İran ve diğer bölgesel aktörleri de içine çekebilir. ABD, Avrupa Birliği ve Arap ülkeleri, İsrail ve Hizbullah arasında tam ölçekli bir savaşın bölgeyi istikrarsızlaştıracağı uyarısında bulunuyor. Özellikle Lübnan'ın zaten derin bir ekonomik kriz içinde olması, yeni bir savaşın ülkeyi daha da kırılgan hale getireceği anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail ve Lübnan arasında yaşanabilecek bir çatışmada doğrudan taraf olmasa da, bölgesel istikrarın bozulması Ankara'yı doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Filistin davasına verdiği destek ve Hizbullah'ın terör örgütü olarak kabul edilmemesi nedeniyle İsrail'le sık sık karşı karşıya gelmektedir. Olası bir savaş, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji çıkarlarını, Suriye'deki askeri varlığını ve Libya ile olan ilişkilerini etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin NATO müttefiki olan ABD, İsrail'e verdiği desteği artırabilir ve bu da Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni gerginliklere yol açabilir. Ankara'nın diplomatik girişimlerle tansiyonu düşürmeye çalışması beklenirken, bölgede barışın korunması Türkiye'nin çıkarına olacaktır.