İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, 4 Eylül Cuma günü yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki stratejik Ali el-Taher sırtı altındaki tünellerde saklanan Hizbullah savaşçılarını temizlediğini duyurdu. Katz'ın açıklaması, bölgede aylardır devam eden çatışmaların ardından İsrail'in kara operasyonlarında önemli bir aşamaya işaret ediyor. İran destekli Hizbullah ise konuya ilişkin henüz bir açıklama yapmadı. Beyrut ve Kudüs kaynaklı haberlere göre, operasyonun detayları henüz netlik kazanmadı; ancak İsrail tarafı, tünel ağının büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini savunuyor.
Operasyonun Arka Planı ve Stratejik Önemi
Ali el-Taher sırtı, Lübnan'ın güneyinde, İsrail sınırına yakın bir bölgede yer alıyor ve Hizbullah'ın uzun yıllardır inşa ettiği tünel ağlarıyla biliniyor. İsrail ordusu, bu tünelleri Hizbullah'ın sınır ötesi saldırılar düzenlemek ve silah depolamak için kullandığını iddia ediyor. İsrail Savunma Bakanı Katz'ın açıklaması, İsrail'in kuzey sınırında güvenliği sağlamaya yönelik geniş kapsamlı bir operasyonun parçası olarak görülüyor. İsrail, 2006 Lübnan Savaşı'ndan bu yana Hizbullah'ın tünel altyapısını yakından takip ediyor ve son yıllarda bu tünelleri hedef alan çok sayıda operasyon düzenledi.
Uzmanlara göre, Ali el-Taher sırtı, stratejik konumu nedeniyle Hizbullah için kritik bir askeri üs işlevi görüyordu. Tünellerin temizlenmesi, İsrail'in kuzey sınırındaki güvenlik algısını güçlendirebilir; ancak Hizbullah'ın bölgedeki varlığını tamamen sona erdirdiği anlamına gelmiyor. Hizbullah, geçmişte benzer operasyonların ardından tünelleri yeniden inşa etme kapasitesini göstermişti. Bu nedenle, İsrail'in açıklaması taktiksel bir kazanım olarak değerlendirilirken, uzun vadeli stratejik sonuçları belirsizliğini koruyor.
İsrail ve Hizbullah arasındaki çatışmalar, Ekim 2023'ten bu yana artış gösterdi. Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından Hizbullah, İsrail'in kuzeyine yönelik roket ve insansız hava aracı saldırılarını yoğunlaştırdı. İsrail ise hem hava saldırılarıyla hem de sınır ötesi operasyonlarla karşılık verdi. Bu süreçte on binlerce Lübnanlı ve İsrailli sivil bölgeden tahliye edildi. Ali el-Taher sırtındaki tünellerin temizlenmesi, İsrail'in kara operasyonlarını derinleştirme çabasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail'in açıklaması, Orta Doğu'da tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde geldi. İran, Hizbullah'ın ana destekçisi konumunda ve İsrail'in operasyonlarını kınayarak bölgesel istikrarı tehdit ettiğini savunuyor. Lübnan hükümeti ise İsrail'in egemenliğini ihlal ettiğini belirterek uluslararası toplumu müdahaleye çağırdı. Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısı yaparken, ABD yönetimi İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini yineledi. Avrupa Birliği ise artan çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Hizbullah'ın askeri kapasitesi, İran'ın bölgedeki en önemli vekil gücü olarak görülüyor. Tünel ağının vurulması, İran'ın Lübnan'daki etkisini zayıflatmayı amaçlayan İsrail stratejisinin bir parçası. Ancak Hizbullah, geçmişte olduğu gibi, kayıplarını telafi edecek kaynaklara ve deneyime sahip. Örgütün lideri Hasan Nasrallah, son konuşmalarında İsrail'e karşı direnişin süreceğini vurgulamıştı. Bu bağlamda, tünellerin temizlenmesi sembolik bir zafer olsa da, çatışmanın seyrini kökten değiştirmesi beklenmiyor.
Uluslararası kamuoyu, İsrail'in operasyonlarını insani boyutlarıyla da tartışıyor. Lübnan'da yerinden edilen sivillerin durumu, uluslararası yardım kuruluşlarının raporlarına yansıyor. İsrail'in tünel operasyonları sırasında sivil kayıpların yaşanıp yaşanmadığı ise belirsizliğini koruyor. İnsan hakları örgütleri, taraflara sivil halkı koruma çağrısı yapıyor. Bölgedeki basın kuruluşları, Ali el-Taher sırtındaki operasyonun görgü tanıklarını arayarak detayları doğrulamaya çalışıyor; ancak İsrail ordusunun bölgeye erişimi kısıtlaması nedeniyle bağımsız doğrulama yapılamıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki tünelleri temizlemesi, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Lübnan'ın istikrarına ve toprak bütünlüğüne önem atfediyor; İsrail'in operasyonları bölgede tansiyonu yükselterek Türkiye'nin güney sınırlarına yakın bir coğrafyada yeni bir çatışma riski doğurabilir. Ayrıca, Hizbullah'ın zayıflatılması, İran'ın bölgesel etkisini dengeleyebilir; ancak Türkiye, İran ile karmaşık bir ilişki ağına sahip. Olası bir geniş çaplı savaş, Türkiye'nin enerji güvenliğini ve ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, diplomasi yoluyla gerilimin düşürülmesi ve Lübnan'da siyasi çözüm için çaba göstermeli.