İsrail, işgal altındaki Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Nasır Hastanesi'nden Karem Ebu Salim (Kerem Şalom) sınır kapısı üzerinden Pazar günü 37 Filistinli esiri serbest bıraktı. Uluslararası Kızılhaç Komitesi ekiplerinin refakatinde hastaneye getirilen esirlerin sağlık kontrolünden geçirildiği bildirildi. Anadolu Ajansı'nın aktardığı bilgiye göre, serbest bırakılanlar arasında uzun süredir gözaltında tutulan kişilerin yanı sıra, İsrail askeri mahkemelerince çeşitli suçlamalarla hüküm giymiş tutuklular da bulunuyor.
Esir takası çerçevesinde tahliye
Bu gelişme, İsrail ile Hamas arasında Kasım ayında varılan ve ateşkesin uzatılması karşılığında esir takasını öngören anlaşmanın bir parçası olarak değerlendiriliyor. Anlaşma uyarınca, Hamas'ın elindeki İsrailli rehinelere karşılık İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli mahkumların serbest bırakılması öngörülüyor. Son tahliyeyle birlikte, anlaşma kapsamında serbest bırakılan Filistinli sayısının 300'ü aştığı belirtiliyor.
Nasır Hastanesi yetkilileri, esirlerin genel sağlık durumlarının iyi olduğunu ancak bazılarının yetersiz beslenme ve psikolojik travma nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyabileceğini açıkladı. Hastanede oluşturulan geçici kabul merkezinde, esirlerin aileleriyle bağlantı kurmalarına da imkan sağlandı.
Karem Ebu Salim, Gazze'nin güneydoğusunda yer alan ve İsrail'den Gazze'ye insani yardım malzemelerinin girişinde kullanılan önemli bir sınır kapısı olarak biliniyor. Ancak bu kez kapı, esirlerin serbest bırakılması için kullanıldı. Hamas yetkilileri, İsrail'in bu tür geçişleri esir takası için kullanmasını "insanlık dışı" olarak nitelendirirken, uluslararası insani hukuk uzmanları da sivil kapasitedeki geçişlerin bu amaçla kullanılmasının endişe verici olduğunu ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel yansımaları
Bu tahliye, Gazze'deki insani krizin derinleştiği bir dönemde gerçekleşti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, İsrail'in saldırıları sonucu Gazze'de 37 binden fazla kişi hayatını kaybetti, hastaneler ve altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Esir takası, savaşın tarafları arasında nadir görülen bir diyalog zemini oluştursa da, kalıcı bir ateşkesin hâlâ uzak göründüğü belirtiliyor.
Uluslararası toplum, esir takasını olumlu bir adım olarak değerlendirirken, İsrail hükümeti üzerinde ateşkesi kalıcı hale getirmesi yönünde baskılarını sürdürüyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde, daha kapsamlı bir esir takası anlaşması ve insani yardım koridorlarının açılması gündemde. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Hamas'ın askeri kanadını yok etme hedefini yinelemesi, müzakerelerin geleceğine ilişkin belirsizliği artırıyor.
Bu gelişme, bölgedeki diğer ülkeler tarafından da yakından izleniyor. Özellikle Ürdün ve Mısır, Filistinli mahkumların durumuna dikkat çekerken, Batı Şeria'da esir takası nedeniyle sokaklarda kutlamalar yapıldığı görüldü. Esir aileleri, uluslararası kamuoyunun Filistinli tutuklular konusundaki duyarlılığının artmasını umuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destek kapsamında, İsrail'in Filistinli tutukluları serbest bırakmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirebilir. Ankara, geçmişte Gazze'ye insani yardım ulaştırılması ve ateşkesin sağlanması için arabuluculuk çabaları yürütmüştü. Bu tahliye, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik ağırlığını artırabilecek bir zemin sunuyor. Öte yandan, İsrail ile Türkiye arasında son dönemde normalleşme adımları atılmış olsa da, Netanyahu hükümetinin Filistin politikalarına yönelik eleştiriler sürüyor. Ankara'nın, kalıcı ateşkes ve iki devletli çözüm vurgusunu yinelemesi bekleniyor. Bu tür esir takasları, Türkiye'nin bölgede etkin bir aktör olma hedefi açısından önemli bir diplomasi alanı oluşturuyor.