İsrail ve İran arasında aylardır süren gerginlik, karşılıklı saldırılarla yeni bir boyuta taşındı. Ateşkes görüşmelerinin çıkmaza girdiği bir dönemde tarafların birbirlerine yönelik askeri operasyonları tırmandırması, bölgesel savaş endişelerini artırdı. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefon görüşmesi yaparak gerilimi düşürmeye çalıştığı bildirilirken, uluslararası toplum da tarafları itidale davet ediyor.
Gelişmelerin arka planı
İsrail ordusu, son 24 saat içinde İran'ın Suriye'deki askeri mevzilerine yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. İran ise İsrail'in kuzey sınırına yakın bölgelere İHA ve füze saldırıları düzenlediğini duyurdu. İran yanlısı grupların da dahil olduğu çatışmalarda her iki taraftan da can kayıpları yaşandığı belirtiliyor.
Ateşkes müzakereleri, arabulucu ülkelerin çabalarına rağmen son haftalarda ilerleme kaydedememişti. İran'ın uranyum zenginleştirme programı ve İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikaları gibi temel anlaşmazlıklar, tarafları birbirinden uzaklaştırıyor. Uzmanlar, gerilimin özellikle Lübnan Hizbullahı ve Yemen'deki Husiler gibi İran destekli grupların da dahil olmasıyla daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD Başkanı Donald Trump'ın Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesi, Washington'ın gerilimi kontrol altına alma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Trump yönetimi, İran'a yönelik maksimum baskı politikasını sürdürürken, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini yineledi. Ancak Avrupalı müttefikler ve Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısı yaparak diyalog kapısının açık tutulmasını istedi.
Rusya ve Çin de bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyor. Moskova, Suriye'deki askeri varlığı nedeniyle doğrudan etkilenirken, Pekin enerji güvenliği ve ekonomik çıkarları açısından durumu endişeyle izliyor. Petrol fiyatları, çatışmaların yayılma riskiyle birlikte yükseliş eğilimi gösteriyor. Küresel piyasalar, bölgesel bir savaşın dünya ekonomisine maliyetini hesaplamaya başladı. Uzmanlar, Körfez ülkeleri üzerinden geçen enerji nakil hatlarının güvenliğinin kritik hale geldiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, güney sınırında yeni bir çatışma hattının açılma riskiyle karşı karşıya. İsrail-İran gerilimi, Suriye ve Irak'taki gelişmeleri doğrudan etkileyebilir. Türkiye'nin, özellikle Suriye'deki askeri varlığı ve İran'la enerji alanındaki işbirliği göz önüne alındığında, bu krizin yayılması Ankara için güvenlik ve ekonomik riskler barındırıyor. Ayrıca, Rusya ve ABD'nin bölgedeki pozisyonları, Türkiye'nin kuzey Suriye politikasını da etkileyebilir. Türkiye'nin, diplomatik girişimlerle tarafları yatıştırmaya çalışması ve insani yardım koridorlarını açık tutması bekleniyor.