İsrail, Lübnan Hizbullahı'nın olası bir saldırısına karşı Beyrut'un güney banliyölerini hedef alma planının ABD tarafından desteklendiğini açıkladı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce duyurduğu ateşkes anlaşmasına rağmen her iki tarafın da bu anlaşmayı kamuoyu önünde kabul etmediği belirtildi. Gerginlik, İsrail ile Hizbullah arasında son haftalarda artan sınır ötesi çatışmaların ardından geldi. ABD yönetimi, İsrail'in meşru müdafaa hakkını tanıdığını ancak çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşmemesi için itidal çağrısı yapıyor. Beyrut'taki diplomatik kaynaklar, ABD'nin İsrail'e 'orantılı yanıt' verilmesi yönünde uyarılarda bulunduğunu aktarıyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Hizbullah arasındaki son gerginlik, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırının ardından başlayan Gazze savaşının Lübnan sınırına sıçramasıyla derinleşti. Hizbullah, Gazze'deki direnişe destek vermek amacıyla İsrail'in kuzeyine roket ve füzeler fırlatırken, İsrail de Lübnan topraklarına hava saldırıları düzenliyor. Ocak 2025'te Trump'ın araya girmesiyle bir ateşkes duyuruldu, ancak ne Hizbullah ne de İsrail resmen kabul etti. Taraflar, sınırda düşük yoğunluklu çatışmalara devam ediyor. İsrail'in Beyrut banliyösünü vurma tehdidi, çatışmanın yeni bir boyuta taşınması riskini artırıyor. Banliyöler, Hizbullah'ın önemli bir siyasi ve askeri üssü konumunda bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Beyrut banliyösünün vurulması, yalnızca Lübnan'da değil, tüm Ortadoğu'da yeni bir krize yol açabilir. İran destekli Hizbullah'ın güçlü bir misilleme yapması halinde, İsrail-Lübnan sınırındaki çatışmalar topyekûn bir savaşa dönüşebilir. Bu, başta Suriye, Irak ve Yemen'deki İran bağlantılı grupları da içine alacak şekilde bölgesel bir yangına neden olabilir. ABD, bir yandan İsrail'in güvenliğini garanti altına almaya çalışırken, diğer yandan İran'ı doğrudan bir çatışmaya çekmekten kaçınıyor. Çin ve Rusya ise diplomatik çözüm çağrılarını yineliyor. Uluslararası toplum, tarafları ateşkese zorlamak için çaba gösteriyor ancak henüz somut bir ilerleme kaydedilmiş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail ile Hizbullah arasındaki bu gerginlik, Türkiye'nin doğrudan müdahil olmadığı ancak yakından takip ettiği bir gelişmedir. Ankara, bölgede istikrarın bozulmasından endişe duymaktadır. Olası bir İsrail-Lübnan savaşı, Suriye'deki krizi derinleştirebilir ve Türkiye'nin güney sınırında yeni bir göç dalgasına yol açabilir. Ayrıca, Hizbullah'ın zayıflaması İran'ın bölgesel nüfuzunu azaltabilir, bu da Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki denklemlerini etkileyebilir. Türkiye, hem NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini hem de İran ile olan rekabetini gözeten bir denge politikası izlemek durumundadır. Bu nedenle, çatışmanın yayılmaması için diplomatik girişimlere destek vermesi beklenir.