Katar, Mısır ve Türkiye, İsrail'in Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek uluslararası toplumu İsrail'e baskı yapmaya çağırdı. Üç ülke, İsrail güçlerinin son günlerde Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda çok sayıda Filistinlinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını açıkladı. Ateşkesin kalıcı olması için tarafların taahhütlerine uyması gerektiğini vurgulayan ülkeler, bölgesel istikrarın sağlanması için derhal uluslararası müdahale çağrısında bulundu.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Hamas arasında 19 Ocak 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşması, Gazze'deki savaşı sona erdirmeyi ve rehinelerin serbest bırakılmasını hedefliyordu. Ancak ateşkesin ilk haftalarında taraflar arasında karşılıklı ihlal suçlamaları yaşandı. İsrail, Hamas'ın rehineleri teslim etme konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini öne sürerken, Hamas da İsrail'in insani yardım girişlerini engellediğini ve saldırılarına devam ettiğini iddia etti. Orta Doğu Gözlemevi'nin (Middle East Eye) aktardığına göre, son günlerde İsrail'in Gazze'nin kuzey ve güney bölgelerine yönelik hava saldırıları ve topçu ateşi sonucu en az 15 Filistinli yaşamını yitirdi, onlarca kişi yaralandı.
Katar, Mısır ve Türkiye'nin ortak kınaması, bölgesel aktörlerin ateşkesin sürdürülmesi konusundaki hassasiyetini ortaya koyuyor. Katar, Hamas ile İsrail arasındaki arabuluculuk çabalarında ön planda yer alırken, Mısır da Gazze sınırındaki refah kapısının kontrolü ve insani yardım koridorlarının açık tutulması konusunda kritik bir role sahip. Türkiye ise Filistin davasına verdiği güçlü destekle biliniyor ve İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini sık sık dile getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ateşkesin ihlali, yalnızca bölgesel barışı değil, aynı zamanda uluslararası toplumun Orta Doğu'ya yönelik politikalarını da etkiliyor. Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği'nden ateşkesin korunması yönünde çağrılar yapılırken, ABD ve AB gibi Batılı ülkelerin İsrail'e yönelik tutumu, krizin çözümünde belirleyici olabilir. Öte yandan, İran'ın bölgedeki nüfuzu ve Hizbullah gibi müttefik grupların olası tepkileri, çatışmanın genişleme riskini artırıyor. Uzmanlar, ateşkesin tamamen çökmesi halinde Gazze'de yeniden büyük bir insani felaket yaşanabileceği ve bölgesel bir savaşın tetiklenebileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye'nin açıklamasında, İsrail'in saldırılarının kabul edilemez olduğu ve uluslararası hukukun ihlal edildiği belirtildi. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "İsrail'in ateşkesi ihlal eden saldırıları, barış umutlarını yok etmektedir. Uluslararası toplum, İsrail'i durdurmak için harekete geçmelidir" ifadelerine yer verildi. Mısır Dışişleri Bakanlığı da benzer bir açıklama yaparak, ateşkesin korunmasının bölgesel güvenlik için şart olduğunu vurguladı. Katar ise arabuluculuk çabalarını sürdüreceğini ve tarafların anlaşmaya uyması için yoğun diplomatik temaslarda bulunacağını duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin politikası açısından kritik bir öneme sahip. Türkiye, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması ve Filistin devletinin kurulması için uluslararası platformlarda aktif bir rol oynuyor. Katar ve Mısır ile yapılan ortak kınama, Türkiye'nin İslam dünyasındaki liderlik konumunu güçlendirirken, Ankara'nın bölgesel arabuluculukta daha etkin bir pozisyon almasını sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin İsrail'le ilişkileri son dönemde normalleşme sürecine girmişken, bu tür ihlaller ilişkilerin yeniden gerilemesine yol açabilir. Türk kamuoyunda Filistin davasına duyulan güçlü destek, hükümetin İsrail'e yönelik daha sert politikalar izlemesini bekleyen bir taban yaratıyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin açıklaması hem iç kamuoyuna hem de uluslararası topluma mesaj veriyor: Gazze'deki barış süreci tehlikeye girdiğinde Ankara'nın tepkisi kararlı olacaktır.