İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a ait olduğu belirtilen tünelleri havadan düzenlediği operasyonla imha ettiğini açıkladı. Askeri kaynaklar, tünellerin İsrail topraklarına sızmak için kullanıldığını iddia ederken, operasyon sonrası bölgede gerilim arttı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), saldırıların Hizbullah'ın altyapısını hedef aldığını ve gerekirse yeni operasyonlar düzenlemeye hazır olduklarını bildirdi.
Operasyonun Arka Planı ve Ayrıntılar
İsrail ordusu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Hizbullah'ın saldırı tünellerini tespit ettik ve yok ettik. Bu tüneller, İsrail sınırındaki topluluklara yönelik terör saldırıları için kullanılacaktı" dedi. Operasyon kapsamında, Lübnan'ın güneyindeki Meiss El Jabal, Blida ve Aitaroun bölgelerinde Hizbullah'a ait hedefler vuruldu. İsrail, söz konusu tünellerin 2018'de ortaya çıkarılan ve BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararını ihlal eden yapılar olduğunu öne sürdü.
Lübnan tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Hizbullah'a yakın kaynaklar, İsrail'in iddialarını reddederek tünellerin sivil amaçlı kullanıldığını savundu. Bölgede yaşayan görgü tanıkları, operasyon sırasında art arda patlama sesleri duyulduğunu ve bazı evlerin hasar gördüğünü aktardı. İsrail, 2023 Ekim'inden bu yana Hizbullah ile yaşanan düşük yoğunluklu çatışmalarda yüzlerce hedefi vurduğunu açıklamıştı.
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, operasyon sonrası yaptığı değerlendirmede, "Hizbullah'ın tünelleri, İsrail vatandaşlarına yönelik doğrudan bir tehdittir. Bu tehdidi ortadan kaldırmak için gereken her adımı atacağız. Ordumuz yeni saldırılar için hazır" ifadelerini kullandı. Gallant, İsrail'in kuzey sınırında güvenliği sağlamakta kararlı olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in tünel operasyonu, Orta Doğu'da tansiyonu yeniden yükseltti. Hizbullah, İsrail'in saldırılarına karşılık vereceğini açıklarken, Lübnan hükümeti olayı BM Güvenlik Konseyi'ne taşımayı değerlendiriyor. BM yetkilileri, taraflara itidal çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediklerini ancak sivil kayıpların önlenmesi gerektiğini belirtti.
Uzmanlara göre, tünel operasyonu İsrail'in Hizbullah'a yönelik geniş kapsamlı bir kara harekâtının habercisi olabilir. 2006'daki Lübnan Savaşı'nda da benzer tünel iddiaları gündeme gelmişti. İsrail, o dönemde Hizbullah'ın tünellerini vurmuş ve çatışmalar 34 gün sürmüştü. Şimdi ise İsrail, hava saldırılarıyla yetinmeyip, gerektiğinde kara operasyonu düzenleyebileceği sinyalini veriyor.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, geçtiğimiz hafta yaptığı konuşmada, İsrail'in saldırılarına misilleme yapılacağını ve tünellerin kendileri için hayati önem taşıdığını söylemişti. Nasrallah, "İsrail'in her saldırısına karşılık vereceğiz. Direnişimiz devam edecek" demişti. İran da Hizbullah'a destek verdiğini yineleyerek, İsrail'i provokasyonla suçladı.
Uluslararası kamuoyu, olası bir büyük çaplı savaşın bölgeyi istikrarsızlaştıracağı endişesini taşıyor. Lübnan zaten siyasi ve ekonomik kriz içinde. Ülkedeki altyapı sorunları, mülteci krizi ve pandemi sonrası toparlanma çabaları sürerken, yeni bir çatışma Lübnan'ı daha da zor duruma sokabilir. İsrail ise kuzey sınırında güvenliği sağlamak için askeri operasyonlarını genişletmeyi planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Hizbullah tünellerine yönelik operasyonu ve yeni saldırı hazırlığı, Türkiye'nin Orta Doğu politikasını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Lübnan'ın istikrarına ve toprak bütünlüğüne önem veriyor; olası bir geniş çaplı çatışma, bölgesel güvenliği tehdit eder. Ayrıca Türkiye, İsrail'in askeri müdahalelerini provokasyon olarak değerlendiriyor ve diplomasiye öncelik verilmesi çağrısında bulunuyor. Enerji hatları ve ticaret yolları açısından da risk oluşturan bu gerilim, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü daha da önemli kılıyor.