İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın Hebron kentinde cumartesi günü düzenlediği askeri operasyon kapsamında yaklaşık 1.200 Filistinliyi evlerinden çıkmaya zorladı. Filistinli bir yetkili, operasyonun iki İsrail askerinin ölümüyle sonuçlanan Filistin saldırısından bir gün sonra gerçekleştiğini belirtti. İsrail ordusu, operasyonun bölgede güvenliği sağlamak amacıyla yürütüldüğünü savunurken, Filistinli yetkililer yerinden edilmenin insani krizi derinleştirdiğini vurguluyor.
Operasyonun Arka Planı ve Ayrıntıları
Olay, cuma günü Hebron yakınlarında düzenlenen ve iki İsrail askerinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının ardından tırmanan gerginlik ortamında meydana geldi. İsrail güvenlik güçleri, saldırının ardından bölgede geniş çaplı bir operasyon başlatarak çok sayıda evi kuşattı. Filistinli yetkililere göre, İsrail askerleri Hebron'un çeşitli mahallelerinde ev ev arama yaparak sakinleri tahliye etti. Yerinden edilenlerin büyük çoğunluğunu kadınlar, çocuklar ve yaşlılar oluşturuyor. Filistin Kızılayı, tahliye edilen ailelere geçici barınak ve temel ihtiyaç malzemesi sağlamaya çalışıyor ancak kaynakların yetersiz olduğu bildiriliyor.
Hebron, Batı Şeria'da Filistinliler ile İsrail yerleşimciler arasındaki gerginliğin en yoğun yaşandığı kentlerden biri. Kentte yaklaşık 200.000 Filistinli ve birkaç yüz İsrail yerleşimcisi yaşıyor. İsrail ordusu, yerleşimcileri korumak için kentte kalıcı askeri varlık bulunduruyor. Son operasyon, 2023 yılı Ekim ayından bu yana bölgede artan şiddet olaylarının son halkası olarak değerlendiriliyor. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, bu dönemde Batı Şeria'da öldürülen Filistinlilerin sayısı 500'ü aşmış durumda.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail'in Hebron'daki operasyonu, uluslararası toplumun tepkisini çekti. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, yerinden edilmelerin uluslararası hukuka aykırı olabileceği uyarısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, taraflara itidal çağrısı yaparak sivil kayıpların önlenmesi gerektiğini belirtti. Avrupa Birliği de endişelerini dile getirerek bağımsız bir soruşturma talep etti. Bölgedeki tırmanma, Gazze'deki ateşkes müzakerelerini de olumsuz etkileyebileceği yorumlarına yol açtı. Uzmanlar, Batı Şeria'daki istikrarsızlığın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riski taşıdığına dikkat çekiyor.
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, İsrail'in Hebron'daki operasyonunu kınadı. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İsrail'in işgal altındaki topraklarda yürüttüğü askeri operasyonlar ve Filistinlileri yerinden etme politikası kabul edilemez" denildi. Türkiye'nin bölgedeki insani yardım kuruluşları aracılığıyla Filistinlilere destek sağlamaya devam ettiği biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Hebron'da 1.200 Filistinliyi yerinden etmesi, Türkiye'nin Filistin politikası ve bölgesel istikrar açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Filistin davasını her platformda savunmakta ve İsrail'in işgal politikalarını eleştirmektedir. Bu tür operasyonlar, Türkiye'nin uluslararası alanda Filistin lehine yürüttüğü diplomasiye ivme kazandırabilir. Ayrıca, Batı Şeria'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım faaliyetlerini ve arabuluculuk girişimlerini yeniden ön plana çıkarabilir. Öte yandan, tırmanan gerginlik, Türkiye-İsrail ilişkilerinde normalleşme sürecini zora sokabilir. Türkiye'nin Gazze'deki ateşkes çabalarına verdiği destek, Hebron'daki gelişmelerle birlikte daha da kritik hale gelmektedir. Bölgesel barış ve güvenlik açısından Türkiye'nin aktif diplomasisi önem taşımaktadır.