İsrail, Hizbullah ile ABD arabuluculuğunda varılan kısmi ateşkes anlaşmasına rağmen güney Lübnan'a yönelik hava saldırılarına devam ediyor. Ancak anlaşma kapsamında Beyrut hedef alınmadı ve çatışmaların büyük ölçüde kontrol altında tutulduğu bildiriliyor. İsrail ordusu, Hizbullah'ın askeri altyapısını hedef aldığını açıklarken, Lübnanlı yetkililer sivil kayıplar olduğunu belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Başkanı Joe Biden'ın geçtiğimiz hafta duyurduğu anlaşma, İsrail ile Hizbullah arasında 2006'dan bu yana en şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde geldi. Anlaşma, tarafların birbirlerine yönelik saldırıları durdurmasını ve sınır bölgesinde gerilimi azaltmayı öngörüyor. Ancak İsrail, Hizbullah'ın güney Lübnan'daki mevzilerine yönelik “sınırlı ve hedefli” operasyonlarının devam edeceğini açıkladı.
Lübnan hükümeti, İsrail saldırılarının ateşkes ihlali olduğunu savunurken, Hizbullah ise anlaşmaya bağlı kalacağını ancak İsrail'in provokasyonlarına karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu belirtti. Beyrut'taki diplomatik kaynaklar, ABD'nin tarafları anlaşmaya uymaya çağırdığını ancak İsrail'in operasyonlarına tam olarak son vermediğini aktarıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeyi yeniden sarsma potansiyeli taşıyor. İsrail-Hizbullah çatışması, bölgede İran destekli milisler ile İsrail arasındaki daha geniş bir gerilimin parçası. ABD'nin arabuluculuğu, hem İsrail'in güvenlik endişelerini gidermeyi hem de Lübnan'da büyük bir savaşın önüne geçmeyi amaçlıyor. Ancak İsrail'in saldırıları sürdürmesi, ateşkesin kalıcılığı konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Öte yandan, İran ve Suriye'den gelen açıklamalar, Hizbullah'a destek sinyali verirken, Fransa ve diğer Avrupa ülkeleri taraflara itidal çağrısı yapıyor. Birleşmiş Milletler, İsrail'in Lübnan egemenliğini ihlal ettiğini belirten raporlar yayımlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İsrail hem de Lübnan ile ilişkilerini dengelemeye çalışan bir aktör olarak bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Türkiye, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını uluslararası hukuka aykırı bulurken, Hizbullah'ın terör örgütü olarak sınıflandırılması konusunda Batılı ülkelerle aynı çizgide değil. Bu durum, Türk dış politikasında ikili ilişkilerde hassas bir denge kurulmasını gerektiriyor. Ayrıca, Doğu Akdeniz'de enerji arama faaliyetleri ve Suriye'deki gelişmeler bağlamında Lübnan'daki istikrar, Türkiye'nin bölgesel çıkarları için kritik önem taşıyor. Bir çatışmanın tırmanması, göç dalgaları ve enerji güvenliği gibi alanlarda Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir.