İsrail güvenlik güçleri Pazartesi günü erken saatlerde Batı Şeria'nın Ramallah kenti yakınlarındaki Kalandiya mülteci kampına baskın düzenledi. Baskın sırasında Filistinli bir kişi yaralandı. Görgü tanıklarının ifadesine göre, İsrail askerleri kampın girişine zırhlı araçlarla geldi ve geniş çaplı bir arama operasyonu başlattı. Filistinli gençler askerlere taş attı, bunun üzerine askerler gerçek mermi kullandı. Çıkan çatışmada 22 yaşındaki Muhammed el-Khatib bacaklarından vurularak yaralandı. Yaralı genç, Kudüs'teki bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olay, işgal altındaki Batı Şeria'da yükselen tansiyonun bir başka göstergesi olarak kayıtlara geçti.
Arka plan: Kalandiya mülteci kampı ve sık sık yapılan baskınlar
Kalandiya mülteci kampı, 1948 Arap-İsrail Savaşı sonrasında kurulmuş olan ve yaklaşık 10 bin Filistinli mülteciyi barındıran bir kamp olarak biliniyor. Kamp, Kudüs ile Ramallah arasındaki stratejik konumu nedeniyle İsrail askerleri için önemli bir geçiş noktası. Bu nedenle, İsrail güçleri tarafından sıklıkla arama ve tutuklama operasyonları düzenleniyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) verilerine göre, kampta yaşayan insanlar temel hizmetlerden yoksun durumda yaşam mücadelesi veriyor. İsrail savunma güçleri, operasyonların güvenliği sağlamak amacıyla yapıldığını belirtse de uluslararası toplum, bu baskınları sıklıkla kınayarak uluslararası hukuka aykırı buluyor.
Son baskın, geçtiğimiz hafta içinde Batı Şeria'nın farklı bölgelerinde düzenlenen bir dizi operasyonun devamı niteliğinde. İsrail ordusu, bu operasyonların şüpheli Filistinli militanları yakalamak amacıyla yapıldığını açıkladı. Ancak Filistinli yetkililer, sivil halkın hedef alındığını ve orantısız güç kullanıldığını dile getiriyor. Filistin Kızılayı ekipleri, son bir haftada en az 12 Filistinlinin yaralandığını ve 30'dan fazla kişinin gözaltına alındığını raporluyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İsrail-Filistin çatışmasının tırmanması
Bu baskın, İsrail-Filistin çatışmasının son dönemde artan şiddet eylemleriyle tırmandığı bir döneme denk geliyor. 2023 yılında Batı Şeria'da İsrail askerleri ve yerleşimciler ile Filistinliler arasındaki çatışmalarda ölü sayısında belirgin bir artış yaşandı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, bu yıl Batı Şeria'da en az 100 Filistinli yaşamını yitirdi; bu sayı son on yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Ayrıca, uluslararası toplum ve insan hakları örgütleri, İsrail'in gazze'ye yönelik saldırılarının yanı sıra Batı Şeria'daki yerleşim birimlerinin genişletilmesine devam etmesini sert bir dille eleştiriyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, İsrail'in uluslararası hukukun ihlali anlamına gelen yerleşim politikalarına karşı kınama kararları yayınlıyor. Ancak bu kararların etkisi sınırlı kalıyor. İsrail hükümeti ise güvenlik endişelerini gerekçe göstererek uluslararası baskılara karşı dirençli bir tutum sergiliyor.
Uzmanlar, bu tür baskınların barış sürecine ciddi zarar verdiğini ve iki devletli çözüm umutlarını erozyona uğrattığını belirtiyor. Bölgedeki tansiyonun daha da artmaması için taraflara itidalli olma çağrısı yapılıyor. Ancak mevcut durumda çatışmanın daha da yayılması riski bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir İsrail-Filistin çatışmasının sona ermesi ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması yönünde açık bir tutum sergiliyor. Bu bağlamda, Kalandiya'daki baskın, Ankara'nın İsrail'in Batı Şeria'daki politikalarına yönelik sert eleştirilerini güçlendirmesine neden olabilir. Türkiye, uluslararası platformlarda İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurgulayarak Filistinlilerin haklarını savunuyor. Ayrıca, bu tür olayların bölgesel istikrarı tehdit ettiği ve Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomasi çabalarını etkileyebileceği düşünülebilir. Filistin halkına yönelik insani yardımlarını sürdüren Türkiye, yaşanan olayları yakından takip ediyor ve uluslararası toplumu bu saldırıların durdurulması için harekete geçmeye çağırıyor.