İsrail güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs'te, Mescid-i Aksa'nın güneyindeki Silvan kasabasında Rum Ortodoks Patrikhanesi'ne ait kilise arazisine baskın düzenledi. Pazartesi günü gerçekleştirilen operasyon, İsrail'in Filistinli mülklerini hedef alan son hamlesi olarak kaydedildi. Kudüs Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, baskının Filistinlilerin mülklerine yönelik artan tehditlerin bir parçası olduğu belirtildi.
Baskının arka planı ve detayları
Silvan, Doğu Kudüs'ün en yoğun Filistinli nüfusuna sahip mahallelerinden biri. Rum Ortodoks Patrikhanesi'ne ait bu arazi, yıllardır Filistinli aileler tarafından kullanılıyor. İsrail güçleri, baskın sırasında arazide bulunan bazı Filistinlilere ait barakaları yıktı ve bölgeyi mühürledi. Patrikhane yetkilileri, İsrail'in bu hamlesini "hukuk dışı" olarak nitelendirirken, uluslararası topluma müdahale çağrısında bulundu.
Baskın, İsrail polisi ve sınır polisinin katılımıyla sabah erken saatlerde gerçekleşti. Görgü tanıkları, askerlerin bölgeyi kuşattığını ve bazı Filistinlileri kısa süreli gözaltına aldığını aktardı. Olayda herhangi bir can kaybı yaşanmazken, patrikhane yetkilileri İsrail'in bu tür eylemleriyle bölgedeki Hristiyan varlığını hedef aldığını savunuyor.
Rum Ortodoks Patrikhanesi, Kudüs'teki en büyük Hristiyan mülk sahiplerinden biri. Silvan'daki arazi, patrikhanenin elindeki birkaç büyük arsadan biri. İsrail yönetimi ise bölgede "hukuki düzenlemeler" yaptığını iddia ediyor. Ancak Filistinli yetkililer, bu iddiaların İsrail'in ilhak politikasının bir parçası olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Doğu Kudüs, uluslararası hukuka göre işgal altındaki toprak statüsünde. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, buradaki İsrail yerleşimlerini yasa dışı kabul ediyor. Son baskın, İsrail'in Doğu Kudüs'teki Filistinli ve Hristiyan mülklerine yönelik saldırılarının arttığı bir dönemde gerçekleşti. Geçtiğimiz haftalarda da benzer şekilde Hristiyan mezarlıklarına ve camilere yönelik saldırılar yaşanmıştı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, olayla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Filistin yönetimi, konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşıyacağını duyurdu. İsrail'in bu hamlesi, Ramazan ayının yaklaştığı bir dönemde bölgede gerginliği artırma riski taşıyor. Mescid-i Aksa çevresindeki hareketlilik, özellikle Kudüs'te tansiyonun yükselmesine neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Doğu Kudüs'teki faaliyetlerini defalarca kınamış ve Filistin topraklarının ilhakını tanımayacağını belirtmiştir. Bu tür baskınlar, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerini yeniden germe potansiyeli taşıyor. Ankara'nın bu olayı gündeme taşıyarak hem İslam İşbirliği Teşkilatı'nda hem de Birleşmiş Milletler'de Filistin yanlısı politikalarını sürdürmesi bekleniyor. Ayrıca, Kudüs'teki Hristiyan varlığının korunması, Türkiye için dinler arası diyalog ve tarihi mirasın korunması açısından önem arz ediyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgede etkin bir aktör olarak kalma çabalarını da etkileyebilir.