İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki Beytüllahim kentinde bulunan bir hastanenin bahçesine Pazartesi akşamı baskın düzenledi ve Filistin Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre hasta ve ziyaretçilere saldırdı. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, "İsrail güçlerinin Arap Derneği Hastanesi'nin bahçesine baskın düzenlediği ve hastane personeli ile hastalara yönelik şiddet uyguladığı" belirtildi. Olayda yaralananlar olduğu, bazı kişilerin gözaltına alındığı ifade edilirken, hastane yetkilileri baskının gerekçesine ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapılmadığını aktardı.
Baskının Detayları ve Hastane Yetkililerinin Açıklamaları
Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail güçlerinin Pazartesi akşamı saatlerinde hastane bahçesine girdiğini ve bu sırada hastane içinde bulunan hasta, hasta yakını ve ziyaretçilere fiziksel müdahalede bulunduğunu kaydetti. Açıklamada, saldırıda yaralananların olduğu ancak sayı ve durumları hakkında henüz net bilgi verilemediği belirtildi. Hastane yönetimi ise İsrail askerlerinin hastanenin acil servis ve poliklinik bölümlerine de girerek bazı kişileri gözaltına aldığını doğruladı. Görgü tanıkları, askerlerin hastane koridorlarında bağırarak ilerlediğini, hasta yakınlarını duvara yaslayarak üst araması yaptığını ve bazı ziyaretçileri darp ettiğini aktardı.
Filistin Kızılayı ekipleri, olayın ardından hastaneye sevk edilerek yaralılara ilk müdahalede bulundu. Kızılay'dan yapılan açıklamada, en az 6 kişinin yaralandığı, 3 kişinin ise İsrail güçleri tarafından gözaltına alındığı bildirildi. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu, hastanede tedavi altına alındığı öğrenildi. İsrail ordusu ise baskına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Filistinli yetkililer, bu tür baskınların Batı Şeria'da sık sık yaşandığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu son baskın, İsrail güvenlik güçlerinin Batı Şeria'da sivil altyapıya yönelik müdahalelerinin son örneği olarak dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2024 yılı boyunca Batı Şeria'da hastanelere ve sağlık tesislerine yönelik onlarca baskın gerçekleştirildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), bu tür müdahalelerin Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu defalarca dile getirdi. Hastanelerin korunması, uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerinden biri olarak kabul ediliyor; ancak İsrail, güvenlik gerekçeleriyle bu tür operasyonları sürdürüyor.
Filistin Yönetimi, bu baskını uluslararası topluma şikayet edeceğini açıkladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, olayın "savaş suçu" niteliği taşıdığını savunarak, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) başvuruda bulunacaklarını duyurdu. Öte yandan, Batı Şeria'da son aylarda artan gerilim, İsrail-Filistin çatışmasının yeni bir aşamaya girdiğine işaret ediyor. Özellikle Gazze'de devam eden savaşın etkisiyle Batı Şeria'da da güvenlik operasyonlarının yoğunlaştığı gözlemleniyor. Bu durum, bölgede kalıcı bir barış umutlarını daha da zayıflatırken, uluslararası toplumun arabuluculuk çabalarını da olumsuz etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği yeniden gündeme getiriyor. Ankara, daha önce de İsrail'in Batı Şeria'daki operasyonlarını ve hastanelere yönelik baskınlarını kınayarak, Filistin yönetimiyle dayanışma mesajları yayınlamıştı. Türkiye'nin, Filistin topraklarının korunması ve uluslararası hukukun üstünlüğü ilkesine vurgu yapması bekleniyor. Bölgesel istikrar açısından, Batı Şeria'daki gerilimin tırmanması, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgesel aktörlerin diplomatik girişimlerini daha da önemli hale getiriyor. Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Birleşmiş Milletler nezdinde yapıcı bir rol üstlenerek, Filistin halkının haklarını savunmaya devam edecektir. Bu tür olaylar, Türk kamuoyunda da geniş yankı bulmakta ve hükümetin Filistin yanlısı politikalarını güçlendirmektedir.