İsrail güçleri, Suriye'nin güneybatısındaki Kuneytra iline bağlı bir köye doğru ilerledi. Middle East Eye'ın aktardığına göre, İsrail ordusuna ait zırhlı araçlar ve askerler, işgal altındaki Golan Tepeleri'ne komşu bölgede bulunan köye girdi. Olay, bölgede son dönemde artan İsrail askeri hareketliliğinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Suriye devlet medyası, İsrail'in Kuneytra kırsalındaki el-Hamidiye köyüne ilerlediğini duyurdu. İsrail ordusu ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Golan Tepeleri, 1967'den bu yana İsrail işgali altında bulunuyor ve uluslararası toplum tarafından İsrail'in bu bölgedeki egemenliği tanınmıyor.
Bölgedeki gerilim ve arka plan
Kuneytra, 1967 Altı Gün Savaşı'nın ardından İsrail ile Suriye arasında imzalanan 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması ile oluşturulan tampon bölgenin hemen yanında yer alıyor. Bu anlaşma çerçevesinde Birleşmiş Milletler Gözlemci Gücü (UNDOF) bölgede konuşlandırılmış durumda. Ancak son yıllarda, özellikle Suriye iç savaşının başlamasından bu yana, İsrail'in bölgede hava saldırıları düzenlediği ve zaman zaman sınır hattını geçerek operasyonlar yaptığı biliniyor. İsrail, bu saldırıları İran'ın Suriye'deki askeri varlığını hedef aldığını savunuyor. Suriye hükümeti ise İsrail'in eylemlerini egemenliğine tecavüz olarak nitelendiriyor ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırıyor.
Son haftalarda İsrail'in Suriye'deki hedeflere yönelik saldırılarında artış gözlemleniyor. Özellikle Kuneytra ve Dera gibi güney illerinde İsrail insansız hava araçlarının ve savaş uçaklarının görüldüğüne dair raporlar geliyor. Bölge sakinleri, artan askeri hareketlilik nedeniyle endişeli. Yerel kaynaklar, İsrail güçlerinin köye ilerlemesinin ardından bölgede panik havası oluştuğunu ve bazı ailelerin evlerini terk etmeye başladığını aktarıyor. Ancak bu bilgiler bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamıyor.
İsrail'in bu hamlesi, Suriye'deki iç savaşın seyrini etkileyebilecek nitelikte. Zira Kuneytra, İran yanlısı grupların ve Lübnan Hizbullahı'nın varlık gösterdiği bölgelerden biri olarak biliniyor. İsrail, uzun süredir İran'ın Suriye üzerinden kendisine yönelik bir kara koridoru oluşturmasını engellemeye çalışıyor. Bu kapsamda, Suriye rejimine ve İran destekli milislere ait askeri tesisleri hedef alıyor. Son operasyonun da bu stratejinin bir parçası olduğu düşünülüyor.
Uluslararası tepkiler ve bölgesel dengeler
İsrail'in Kuneytra'daki ilerlemesi, uluslararası alanda henüz geniş yankı bulmuş değil. Ancak BM ve bazı Batılı ülkeler, İsrail'i 1974 anlaşmasına saygı duymaya ve bölgede tansiyonu düşürmeye çağırabilir. Rusya, Suriye'deki nüfuzunu korumak için İsrail ile diyalog kanallarını açık tutuyor. Türkiye ise Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaparak İsrail'in saldırılarını kınıyor. Son dönemde Türkiye-İsrail ilişkilerinde yaşanan normalleşme süreci, bu tür olaylarla sarsılabilir.
Bölgesel düzlemde ise İsrail'in bu tür operasyonları, Filistin meselesini gölgeleme ve Suriye'deki İran etkisini kırma amacı taşıyor. Ancak her operasyon, sivil kayıplara yol açma ve bölgede istikrarsızlığı artırma riski taşıyor. Suriye hükümeti, İsrail'in eylemlerini Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşıyabilir. Fakat BMGK'da ABD'nin veto yetkisi, İsrail'e yönelik yaptırım kararı alınmasını zorlaştırıyor.
Öte yandan, İsrail'in iç siyasetinde de bu tür operasyonlar, hükümetin güvenlik politikalarını pekiştirmek için kullanılıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, koalisyon ortaklarının baskısı altında sertlik yanlısı politikalar izlemek durumunda kalıyor. Bu da bölgede gerilimin daha da artmasına neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Kuneytra'ya ilerlemesi, Türkiye'nin Suriye politikası ve bölgesel güvenlik dengeleri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini savunma konusunda kararlı bir tutum sergiliyor. İsrail'in bu tür ihlalleri, Ankara'nın bölgede artan izolasyonunu derinleştirebilir ve Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zayıflatabilir. Ayrıca, İsrail'in İran hedefli saldırıları, Türkiye'nin İran ile yürüttüğü diplomatik diyalogu da etkileyebilir. Türkiye, hem İsrail hem de İran ile ilişkilerini dengelemeye çalışırken, bu tür gelişmeler Ankara'nın manevra alanını daraltabilir. Sonuç olarak, Türkiye'nin bölgede istikrarın korunması için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırması ve İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürmesi bekleniyor.