İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde bir sığınma evine düzenlediği hava saldırısında ölü sayısı hızla artıyor. Yerel sağlık kaynaklarına göre, saldırıda en az 20 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Bu saldırı, Ekim 2025’te imzalanan ateşkes anlaşmasından bu yana bölgede yaşanan en kanlı olaylardan biri olarak kayıtlara geçti. Ateşkesin ardından geçen sürede 1.200’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü belirtiliyor. Saldırı, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin (ICRC) Gazze’deki koordinasyon ofisinin yakınında, yerinden edilmiş ailelerin sığındığı bir okul binasında meydana geldi. Görgü tanıkları, saldırı anında binada yüzlerce sivilin bulunduğunu aktardı. İsrail ordusu ise saldırının Hamas militanlarına yönelik olduğunu, binanın askeri amaçla kullanıldığını iddia etti, ancak bu iddia bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.
Saldırının Ayrıntıları ve Ateşkesin İhlali
İsrail savaş uçakları, Gazze’nin merkezindeki Deyr el-Balah kentinde bulunan bir UNRWA okulunu hedef aldı. Okul, İsrail saldırıları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Filistinli ailelere geçici barınma sağlıyordu. Saldırıda bina büyük ölçüde yıkılırken, enkaz altında kalanlar için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Gazze Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, saldırının ardından hastanelere ulaştırılan yaralı sayısı 50’yi aştı. Ölenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğu bildirildi.
Ekim 2025’te imzalanan ateşkes anlaşması, taraflar arasında kalıcı bir barışın tesis edilmesini öngörüyordu. Ancak anlaşmanın ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları tamamen durmadı. Filistinli yetkililer, ateşkesin imzalanmasından bu yana İsrail güçlerinin Gazze’de 100’den fazla kez ateşkes ihlali yaptığını, bu ihlallerde toplamda 1.200’den fazla sivilin öldürüldüğünü açıkladı. Bu sayı, ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası insan hakları örgütleri, saldırıları kınayan açıklamalar yayınlayarak taraflara ateşkese uyma çağrısında bulundu.
Uluslararası Tepkiler ve İnsani Kriz Derinleşiyor
Saldırı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, sivillerin korunması gerektiğini vurgulayarak, saldırının uluslararası hukukun ciddi bir ihlali olduğunu söyledi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise İsrail’e ateşkese uyma çağrısında bulunurken, ABD yönetimi “sivillerin korunması” yönünde temkinli bir açıklama yaptı. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı, saldırıyı kınayan ortak bir bildiri yayımladı.
Gazze’deki insani durum, saldırının ardından daha da kötüleşti. Bölgede hastanelerin kapasitesi zaten sınırlıyken, son saldırıyla birlikte yaralı sayısındaki artış sağlık sistemini çökme noktasına getirdi. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) yetkilileri, Gazze’deki sivillerin güvenli bir sığınak bulamadığını belirterek, acil ateşkes çağrısı yaptı. Öte yandan, İsrail’in Gazze’ye yönelik kara harekâtını sürdürdüğü, zaman zaman hava saldırılarını yoğunlaştırdığı görülüyor. Bu durum, bölgede kalıcı bir barış umutlarını her geçen gün azaltıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze’deki saldırıların ardından İsrail’i uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlayan güçlü bir kınama mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bu saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir ve bölgede yeni bir çatışma turunu tetikleyebilir” ifadelerine yer verildi. Türkiye, Filistin halkının yanında yer almaya devam edeceğini vurgularken, Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmelerinin yeniden canlandırılması için girişimlerde bulunulabileceği belirtiliyor. Ayrıca Türkiye’nin, Gazze’ye insani yardım götüren kuruluşlara desteğini sürdürmesi olası. Bu gelişme, Türkiye’nin Orta Doğu’daki rolünü yeniden ön plana çıkarabilir; ancak mevcut durumda bölgede tırmanan gerilim, Türkiye’nin diplomatik inisiyatiflerini de zora sokabilir.