İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin orta kesimine düzenlediği hava saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti, en az iki kişi yaralandı. Saldırı, bölgede aylardır süren çatışmaların ortasında, ateşkes görüşmelerinin devam ettiği bir dönemde gerçekleşti. Yerel sağlık kaynakları, saldırının Deyr el-Belah bölgesinde bir konuta isabet ettiğini ve ölen kişinin kimliğinin henüz belirlenemediğini açıkladı. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.
Gelişmenin arka planı
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği sınır ötesi baskın ve İsrail'in başlattığı büyük çaplı askeri operasyonun ardından başladı. O tarihten bu yana Gazze'de 37 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti; çoğu kadın ve çocuklardan oluşuyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 85'i yerinden edildi ve insani yardım kuruluşları bölgede kıtlık tehlikesi konusunda defalarca uyarıda bulundu.
Son hava saldırısı, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakerelerinin yeniden başladığı bir döneme denk geldi. Hamas, İsrail'in saldırılarını durdurması ve Gazze'den çekilmesi karşılığında elinde tuttuğu İsrailli rehineleri serbest bırakabileceğini sinyalleri verdi. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın yok edilmeden savaşın sona ermeyeceğini yineleyerek müzakerelerde katı bir tutum sergiliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Gazze'deki çatışmalar, Ortadoğu genelinde geniş çaplı bir krize dönüşmüş durumda. İsrail'in saldırıları, Lübnan'daki Hizbullah ile sınır ötesi çatışmaları körüklerken, İran destekli gruplar da bölgede gerilimi artırdı. ABD ve uluslararası toplum, insani ateşkes çağrıları yaparken, İsrail'in Refah'a kara operasyonu başlatma tehdidi, bölgede yeni bir mülteci dalgası ve insani felaket endişelerini beraberinde getiriyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, defalarca ateşkes çağrısı yapan karar tasarıları üzerinde uzlaşmaya varamamıştı. ABD, İsrail'in savunma hakkını desteklerken, sivil kayıpların azaltılması yönünde çağrılarda bulunuyor. Bu durum, Washington ile Tel Aviv arasında zaman zaman gerginliklere yol açtı. Öte yandan, Çin ve Rusya, Filistin devletinin tanınması ve iki devletli çözümün uygulanması çağrılarını yineliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu saldırı, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin ve bölgedeki istikrar arayışının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, Gazze'deki insani krizin giderilmesi için yoğun diplomasi yürütürken, İsrail ile ticari ilişkilerini de gözden geçirme kararı aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uluslararası platformlarda Filistin devletinin tanınması yönündeki çağrıları, bölgesel liderlik iddiasını güçlendiriyor. Ancak bu durumun Türkiye-İsrail ilişkilerini daha da germesi muhtemel. Ankara'nın bundan sonraki adımları, hem bölgesel güç dengesi hem de Türkiye'nin küresel aktörlüğü açısından kritik önemde.