Gazze Şeridi'nde 19 Ocak 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşması, İsrail'in Perşembe günü düzenlediği iki ayrı saldırıyla bir kez daha ihlal edildi. Filistinli sağlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, İsrail'e ait bir insansız hava aracının (İHA) düzenlediği saldırıda 40 yaşındaki bir adam hayatını kaybetti, bir kişi de yaralandı. Aynı gün Gazze'nin farklı bir noktasında gerçekleşen ikinci bir saldırıda ise bir Filistinli daha öldü, üç kişi yaralandı. Saldırılarda ölen ve yaralananların kimliklerine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ateşkesin imzalandığı Ekim 2024'ten bu yana en ciddi ihlallerden biri olarak kaydedilen bu gelişme, bölgedeki kırılgan barış ortamını yeniden tehdit ediyor. İsrail ordusu ise saldırılarla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.
Saldırıların arka planı ve ateşkesin kırılgan yapısı
Ekim 2024'te varılan ateşkes anlaşması, taraflar arasında 15 aydır süren çatışmaların ardından büyük bir diplomatik başarı olarak görülmüştü. Anlaşma kapsamında insani yardımların Gazze'ye girişine izin verilmesi, rehine ve tutuklu takaslarının yapılması ve İsrail'in askeri operasyonlarına son vermesi öngörülüyordu. Ancak anlaşmanın imzalanmasından bu yana geçen sürede, İsrail'in Gazze'nin kuzeyinde belirli bölgelere yönelik keşif uçuşları ve sınırlı kara harekatları zaman zaman ateşkesi ihlal etti. Perşembe günkü saldırılar ise ölümcül sonuçlar doğurması açısından özellikle dikkat çekiyor. Son iki hafta içinde İsrail'in Gazze'ye yönelik hava saldırılarında artış gözlemlenirken, Filistinli gruplar da sınıra yakın bölgelerde roket atışlarıyla karşılık vermişti. Bu durum, ateşkesin büyük ölçüde sona erdiği ve yeniden bir çatışma sarmalına girildiği endişelerini artırıyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Mısır ve Katar'ın arabuluculuk girişimleri şu ana kadar somut bir sonuç vermedi.
Bölgesel yansımalar ve uluslararası tepkiler
Gazze'deki ateşkes ihlalleri yalnızca Filistinli siviller için değil, tüm Ortadoğu coğrafyası için ciddi güvenlik riskleri taşıyor. İsrail'in bu saldırıları, İran destekli grupların ve Hizbullah'ın da dahil olduğu daha geniş bir bölgesel çatışmayı tetikleyebilir. BM Güvenlik Konseyi, acil toplantı çağrıları yaparken, ABD yönetimi ateşkesin korunması gerektiğini ancak İsrail'in kendini savunma hakkını da desteklediklerini belirtti. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sorumlusu Josep Borrell, saldırıları kınayarak tarafları anlaşmaya bağlı kalmaya çağırdı. Öte yandan, Filistin yönetimi ve Hamas, uluslararası topluma ateşkesi garanti altına alması için daha somut adımlar atması çağrısında bulundu. Arap Birliği de konuyla ilgili olağanüstü toplantı kararı alırken, Mısır sınır kapısının insani yardımlar için yeniden açılması konusunda İsrail'den henüz bir yanıt alamadı. Bölgedeki enerji piyasaları da istikrarsızlığa duyarlı tepki verirken, petrol fiyatlarında kısa süreli bir yükseliş yaşandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki gelişmeleri yakından takip etmektedir. Ateşkesin ihlal edilmesi, Ankara'nın bölgede kalıcı istikrar ve Filistin halkının haklarının korunmasına yönelik çabalarını sekteye uğratabilir. Türkiye, İsrail ile son dönemde normalleşme adımları atmış olsa da, Filistin meselesindeki tutarlı duruşu nedeniyle bu tür ihlallere karşı net bir tepki vermesi bekleniyor. Ayrıca, Gazze'deki insani durumun kötüleşmesi, Türkiye'nin bölgeye yönelik yardım politikalarını da etkileyebilir. Türk yetkililerin, taraflara itidal çağrısı yapması ve arabuluculuk girişimlerini canlı tutması muhtemeldir. Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve Doğu Akdeniz'deki güç dengeleri de düşünüldüğünde, Gazze'deki krizin Türkiye'nin bölgesel güvenliği açısından doğrudan yansımaları olacağı değerlendirilmektedir.