Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, Gazze Şeridi'ndeki yıkım devam ederken ve Batı Şeria'da şiddet olayları artarken, İsrail-Filistin çatışmasına yönelik siyasi bir sürecin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını açıkladı. BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, Güvenlik Konseyi'ne yaptığı son brifingde, Gazze'deki insani felaketin ve Batı Şeria'daki istikrarsızlığın, iki devletli çözüm vizyonunu ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti. Wennesland, taraflara ateşkes çağrısında bulunarak, kalıcı bir barış için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
BM yetkilisinin açıklamaları, İsrail ordusunun Gazze'ye yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı ve Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin arttığı bir döneme denk geldi. Gazze'deki Sağlık Bakanlığı'na göre, son çatışmalarda binlerce sivil hayatını kaybetti, altyapı büyük ölçüde tahrip oldu ve bir milyondan fazla kişi yerinden edildi. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, Batı Şeria'da da 2023'ün başından bu yana en yüksek seviyeye ulaşan çatışmalarda çok sayıda Filistinli yaşamını yitirdi.
Wennesland, Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, "Gazze'deki yıkım ve Batı Şeria'daki istikrarsızlık, siyasi bir sürecin önündeki en büyük engellerdir. Bu koşullar altında, tarafların masaya oturmasını beklemek gerçekçi değildir." dedi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de daha önce yaptığı açıklamalarda, bölgede kalıcı bir ateşkesin aciliyetine dikkat çekmişti. Ancak İsrail hükümeti ile Hamas arasındaki görüşmelerde henüz somut bir ilerleme kaydedilmedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişmeler, yalnızca Filistin topraklarını değil, tüm Orta Doğu'yu etkileyen bir krize dönüşüyor. İsrail'in komşuları Mısır ve Ürdün, Gazze'deki insani durumun kötüleşmesinden endişe duyduklarını dile getirirken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri de siyasi çözüm çağrılarını yineliyor. Öte yandan İran, Hamas'ı destekleyen açıklamalarını sürdürüyor ve bölgedeki vekil güçleri üzerinden gerilimi artırma potansiyeli taşıyor. ABD yönetimi, ateşkes için diplomatik çabalarını yoğunlaştırsa da, İsrail'in askeri operasyonlarına verdiği destek nedeniyle eleştiriliyor.
BM ve uluslararası toplum, iki devletli çözümün hala tek yol olduğunu savunuyor. Ancak analistler, mevcut koşullarda bu çözümün giderek uzaklaştığını, Filistin topraklarının bölünmüşlüğünün ve yerleşimlerin genişlemesinin çözümü zorlaştırdığını belirtiyor. Avrupa Birliği (AB) de taraflara itidal çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Gazze'deki insani yardım operasyonlarının sürdürülebilmesi için acil finansman ihtiyacı olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu kriz, Türkiye'nin bölgesel politikasını doğrudan etkilemektedir. Türkiye, Filistin davasına verdiği geleneksel destek çerçevesinde, uluslararası platformlarda iki devletli çözümün savunuculuğunu yapmakta ve İsrail ile ilişkilerini de belirli bir dengede tutmaya çalışmaktadır. Gazze'deki insani durumun kötüleşmesi, Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye yardım ulaştırma çabalarını hızlandırmasına neden olmaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve güvenlik çıkarları açısından, bölgedeki istikrarsızlık Türkiye'yi de endişelendirmektedir. Türkiye, hem Filistin yönetimiyle hem de Hamas ile diyalog kurabilen nadir ülkelerden biri olarak, arabuluculuk rolü üstlenebilir ve bu krizin çözümüne katkı sağlayabilir. Ancak bunun için öncelikle kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve siyasi sürecin yeniden canlandırılması gerekmektedir.