İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'ne Pazar günü düzenlediği hava saldırılarında, 9 yaşındaki bir kız çocuğunun da aralarında bulunduğu en az 6 Filistinli hayatını kaybetti. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırılarda çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi. Olay, Hamas ile İsrail arasında ateşkes görüşmelerinin sürdüğü hassas bir dönemde meydana geldi. Bölgede tansiyonun yeniden yükselmesinden endişe ediliyor.
Saldırının ayrıntıları
Filistinli sağlık yetkililerine göre, İsrail savaş uçakları Gazze'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah bölgesinde bir evi hedef aldı. Saldırıda, evde bulunan 9 yaşındaki kız çocuğu Leyla Ahmed ile birlikte beş kişi daha yaşamını yitirdi. Yaralananlar arasında çocukların da bulunduğu ve bazılarının durumunun ağır olduğu aktarıldı. İsrail ordusu ise saldırının “bir terör hücresine” yönelik olduğunu ve sivil kayıpların araştırıldığını duyurdu. Hamas ise saldırıyı kınayarak “sivilleri hedef almanın savaş suçu olduğunu” vurguladı.
Son haftalarda Gazze'deki şiddet olayları yeniden artış göstermişti. Özellikle Batı Şeria'da İsrail'in düzenlediği operasyonlar ve Gazze sınırında yaşanan çatışmalar, bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiriyor. Birleşmiş Milletler, sivil kayıpların önlenmesi için taraflara çağrıda bulunurken, insani yardım kuruluşları da Gazze'deki sağlık sisteminin çökmek üzere olduğu uyarısı yapıyor.
Bölgesel ve küresel tepkiler
Saldırıya uluslararası toplumdan da tepkiler geldi. Mısır ve Katar, tarafları itidal çağrısında bulunurken, Avrupa Birliği sivil kayıplardan duyduğu endişeyi dile getirdi. ABD ise İsrail'in kendini savunma hakkını tanımakla birlikte sivillerin korunması gerektiğini belirtti. Öte yandan, İran ve Lübnan Hizbullahı saldırıyı sert bir dille kınadı. Bölgede tansiyonun yükselmesi, olası bir geniş çaplı çatışma endişelerini de beraberinde getiriyor. Analistler, bu tür olayların İsrail-Hamas ateşkes müzakerelerini olumsuz etkileyebileceğini ve bölgesel istikrarı tehdit edebileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle biliniyor ve bu tür saldırılar Ankara'nın İsrail'e yönelik sert eleştirilerini beraberinde getirmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce İsrail'i “savaş suçu” işlemekle suçladığı göz önüne alındığında, bu olayın Türkiye'nin bölgesel politikasında yeniden gündeme gelmesi muhtemel. Ayrıca, Türkiye'nin arabuluculuk çabaları ve insani yardımları bu tür krizlerde ön plana çıkıyor. Ankara'nın, BM nezdinde girişimlerde bulunması ve tarafları sükunete davet etmesi beklenebilir.