Drop Site News’in yürüttüğü kapsamlı bir araştırma, İsrail’in Gazze’deki savaşa ilişkin anlatıları şekillendirmek amacıyla yapay zekâ sistemlerini hedef alan gizli bir propaganda ağına on milyonlarca dolar aktardığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, Tel Aviv yönetimi, bağımsız görünümlü çok sayıda web sitesi üzerinden yapay zekâ sohbet robotlarının çıktılarını ve gelecekteki eğitim verilerini etkileyerek, uluslararası kamuoyunda İsrail lehine bir algı oluşturmaya çalışıyor. Bu operasyonun, çatışmanın başlangıcından bu yana sistematik bir şekilde yürütüldüğü ve finansmanın büyük bir kısmının İsrail hükümeti ile bağlantılı kuruluşlarca sağlandığı belirtiliyor. İddialar, gazeteciliğin yanı sıra yapay zekâ etiği alanında da yeni tartışmalara yol açtı.
Gelişmenin Arka Planı
Drop Site News’in yayımladığı rapor, İsrail’in yapay zekâ odaklı propaganda stratejisini ilk kez bu kadar detaylı bir şekilde gün yüzüne çıkarıyor. Habere göre, İsrail’in stratejik iletişim birimleri ve bağlı kuruluşlar, aralarında haber siteleri, analiz platformları ve sosyal medya hesaplarının da bulunduğu geniş bir ağ kurdular. Bu ağ, ChatGPT, Google Bard ve benzeri chatbotların yanı sıra arama motorlarındaki öneri sistemlerini etkilemek için özel olarak tasarlanmış içerikler üretiyor. Söz konusu içeriklerde, Gazze’deki sivil kayıpların sorumluluğunun Hamas’a yüklenmesi, İsrail ordusunun operasyonlarının ‘meşru müdafaa’ çerçevesinde sunulması ve uluslararası kuruluşların raporlarının itibarsızlaştırılması gibi temalar öne çıkıyor.
Rapor, bu propagandanın finansmanının İsrail hükümetinin ilgili bakanlıkları ve Savunma Bakanlığı’na bağlı birimlerce sağlandığını, toplam bütçenin ise ‘on milyonlarca dolar’ seviyesinde olduğunu belirtiyor. Ayrıca, projenin 2023 sonbaharından itibaren yoğunlaştığı, özellikle Hamas’ın 7 Ekim saldırıları sonrası başlayan çatışmaların ardından hız kazandığı ifade ediliyor. Operasyonun teknik altyapısı, web sitelerinin gerçek kullanıcı trafiği varmış gibi gösterilmesi ve arama motoru optimizasyonu (SEO) tekniklerinin kullanılması gibi yöntemleri kapsıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail’in yapay zekâ propagandası, yalnızca Gazze’deki savaşın bir parçası değil; aynı zamanda küresel bilgi savaşlarında yeni bir cepheyi temsil ediyor. Yapay zekâ sistemlerinin eğitim verilerinden etkilenmesi, uzun vadede kamuoyunun algısının şekillenmesinde kritik bir rol oynayabilir. Uzmanlar, bu tür girişimlerin, gerçek haber kaynaklarına olan güveni daha da zayıflatabileceği ve dezenformasyonun yayılmasını hızlandırabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle Ortadoğu’da yaşanan çatışmalar, tarafların uluslararası toplum nezdinde meşruiyet kazanma çabaları çerçevesinde kullanılan propaganda yöntemlerinin giderek daha sofistike hale gelmesine neden oluyor.
Bu operasyonun bölgesel yansımalarının yanı sıra küresel boyutta da önemli etkileri var. Yapay zekâ şirketleri, bu tür manipülatif içeriklerin sistemlerine sızmasını engellemekte zorlanıyor. OpenAI, Google ve diğer büyük teknoloji firmaları, yapay zekâ araçlarının kötüye kullanımını önlemeye yönelik politikalarını gözden geçirmek zorunda kalabilir. Eleştirmenler, bu tür propaganda faaliyetlerinin, yapay zekâ etiği ve içerik doğrulama konularında daha sıkı denetimler getirilmesi gerektiğini savunuyor. Öte yandan, İsrail hükümeti raporu yalanlamış değil; ancak konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmaktan kaçınmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze’deki insani krize yönelik güçlü tepkisi ve Filistin davasına verdiği destekle biliniyor. Bu haber, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bilgi savaşları ortamında, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve dezenformasyonla mücadele konusundaki hassasiyetini artırabilir. Türkiye’nin, özellikle yapay zekâ ve dijital platformlarda artan manipülasyon girişimlerine karşı kendi stratejilerini geliştirmesi gerekebilir. Ayrıca, uluslararası medya ve sosyal medya şirketlerinin bu tür propagandayı engelleme konusundaki sorumluluğu, küresel ölçekte Türkiye tarafından da dile getirilen kaygılarla örtüşüyor. Türk yetkililerin, bu tür dezenformasyon faaliyetlerine karşı uluslararası iş birliği çağrıları yapması ve ulusal mevzuatın güncellenmesi gündeme gelebilir.