İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ndeki bir mülteci kampına art arda düzenlediği hava saldırılarında onlarca kişinin ölümüne yol açarken, saldırıların ardından kampın yakınında dev bir krater oluştu. Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, saldırılar gece saatlerinde gerçekleşti ve en az 30 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, kampın girişinde oluşan dev çukur, felaketin boyutunu gözler önüne seriyor. İsrail ordusu saldırıların, Hamas'ın roket fırlatma noktalarını hedef aldığını açıkladı.
Gelişmenin arka planı
Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023'te başlayan çatışmalar, İsrail'in hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırmasıyla sürüyor. Mülteci kampları, yoğun nüfuslu bölgeler olması nedeniyle sık sık hedef alınıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalar başladığından bu yana Gazze'de en az 30 bin kişi hayatını kaybetti, 70 binden fazla kişi yaralandı. Saldırılar nedeniyle 1,5 milyondan fazla kişi yerinden oldu. Mülteci kamplarına yönelik saldırılar, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor; insan hakları örgütleri, sivillerin yoğun olarak bulunduğu bölgelere yapılan saldırıların savaş suçu teşkil edebileceğini belirtiyor. İsrail ise operasyonların Hamas'ın askeri altyapısını hedef aldığını ve sivil kayıpların önlenmesi için önlemler aldığını savunuyor. Ancak sahada yaşananlar, ateşkes çağrılarını giderek güçlendiriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Gazze'deki çatışmalar, bölgesel istikrarsızlığı artırırken, İran destekli grupların Lübnan, Suriye, Yemen ve Irak'ta İsrail ve ABD hedeflerine yönelik saldırıları tırmanıyor. Bu durum, çatışmanın geniş bir bölgesel savaşa dönüşme riskini taşıyor. Uluslararası toplum, ateşkes için diplomatik girişimlere ağırlık veriyor ancak kalıcı bir çözüm sağlanabilmiş değil. Türkiye, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler, İsrail ile Hamas arasında bir anlaşmaya varılması için önemli bir kanal oluşturuyor. Ancak İsrail'in saldırılarını sürdürmesi, müzakereleri zora sokuyor. Gazze'deki insani krizin derinleşmesi, uluslararası kuruluşları alarma geçirirken, BM Güvenlik Konseyi'nde ateşkes kararı için yapılan oylamalarda çoğunluk sağlanamıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki saldırıları sert dille eleştiren ülkelerin başında geliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'i 'soykırım suçu' ile itham ediyor ve uluslararası baskı çağrısında bulunuyor. Bu durum, Türkiye'nin İsrail ile zaten gergin olan ilişkilerini daha da kötüleştiriyor. Türkiye, Filistin davasına destek vererek Müslüman dünyasında liderlik konumunu pekiştirmeye çalışıyor. Ancak Ankara'nın bu tutumu, ABD ve İsrail ile olan ilişkilerinde yeni gerilimlere neden olabilir. Bölgesel düzeyde ise Gazze'deki kriz, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını da etkiliyor. Çatışmalar, bölgedeki deniz ticareti ve enerji hatlarının güvenliğini risk altına alıyor. Bu nedenle Türkiye, hem sivil kayıpların azaltılması hem de bölgesel istikrarın sağlanması için kalıcı ateşkes çağrısını sürdürüyor.