GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

İsrail, Gazze, Lübnan ve Suriye'de 1000 km² toprak ele geçirdi

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
İsrail, Gazze, Lübnan ve Suriye'de 1000 km² toprak ele geçirdi
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Katar-Körfez Perspektifi
🌙 Katar-Körfez Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Al Jazeera English — Bu haber, Al Jazeera English'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İsrail ordusu, Gazze Şeridi, Lübnan'ın güneyi ve Suriye'nin Golan Tepeleri bölgesinde son haftalarda toplamda yaklaşık 1000 kilometrekarelik alanı askeri kontrol altına aldı. Al Jazeera'nin yaptığı araştırmaya göre, bu genişleme İsrail'in askeri stratejisinde önemli bir değişime işaret ediyor: Tel Aviv yönetimi, savaş alanındaki başarısızlıkları toprak kazanımlarıyla perdelemeye çalışıyor. Üç cephede eşzamanlı olarak yürütülen bu operasyonlar, uluslararası hukuk açısından tartışmalı adımlar olarak değerlendiriliyor.

Genişlemenin arka planı ve kapsamı

Al Jazeera'nin analizine göre, söz konusu 1000 kilometrekarelik alanın büyük kısmı Gazze Şeridi'nin kuzey ve orta kesimlerinde bulunuyor. İsrail güçleri, Ekim 2023'te başlayan kara harekâtı sırasında bu bölgelerde tampon bölgeler oluşturdu. Askeri kaynaklar, bu alanların "güvenlik koridoru" olarak kullanılacağını ve sivil yerleşime izin verilmeyeceğini belirtiyor. Ancak uluslararası kuruluşlar, bu durumun Gazze'deki Filistinlilerin yaşam alanlarını daha da daralttığına dikkat çekiyor.

Lübnan sınırında ise İsrail, Hizbullah'ın saldırılarına yanıt olarak 2006 savaşından bu yana en kapsamlı kara operasyonunu başlattı. İsrail ordusu, sınırın hemen kuzeyinde yaklaşık 20 kilometrelik bir derinliğe kadar ilerleyerek, stratejik tepeleri ve köyleri kontrol altına aldı. Bu bölge, Hizbullah'ın roket atışları için kullandığı alanlar olarak biliniyor. Tel Aviv, bu harekâtın amacının sivil yerleşimleri güvence altına almak olduğunu söylese de, Lübnan hükümeti bunu egemenlik ihlali olarak nitelendiriyor.

Suriye'de ise İsrail, Golan Tepeleri'ndeki işgal altındaki bölgeyi genişleterek, 1974 ateşkes hattını aşıp Şam'ın yaklaşık 40 kilometre güneybatısına kadar ilerledi. Bu adım, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik en büyük ilerlemesi olarak kayıtlara geçti. Rusya ve İran'ın Suriye'deki varlığına karşı bir tampon bölge oluşturma amacı taşıdığı belirtiliyor. BM Güvenlik Konseyi'nin 1974 tarihli 350 sayılı kararını ihlal eden bu hamle, uluslararası toplumdan sert tepki çekti.

Bölgesel ve küresel boyut

İsrail'in üç cephede eşzamanlı toprak kazanımı, bölgesel dengeleri yeniden şekillendiriyor. Mısır ve Ürdün, bu gelişmeleri yakından takip ederken, Suudi Arabistan normalleşme sürecini durdurma sinyali verdi. İran ise bu genişlemeyi kendisine yönelik bir tehdit olarak algılayarak, vekil güçleri aracılığıyla karşılık verme hazırlığında.

ABD yönetimi, İsrail'in kendini savunma hakkını tanımakla birlikte, toprak ilhakının istikrarı bozacağı uyarısında bulundu. Avrupa Birliği, uluslararası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İsrail'e yaptırım çağrısı yaparken, Rusya BM Güvenlik Konseyi'nde konuyu gündeme getirme hazırlığında. Çin ise iki devletli çözümün altını çizerek, tarafları itidale davet ediyor.

Uzmanlar, İsrail'in bu hamlelerinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirtiyor. Zira bu genişleme, İsrail ordusunun lojistik hatlarını aşırı gererken, uluslararası alanda yalnızlaşmasına yol açabilir. Öte yandan, İsrail'deki koalisyon hükümetinin iç siyasi dengeleri korumak için bu tür adımları atmak zorunda olduğu yorumları yapılıyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

İsrail'in üç cephede toprak genişletmesi, Türkiye'nin bölgesel barışa yönelik çabalarını doğrudan etkiliyor. Ankara, uzun süredir Filistin davasını desteklerken, Lübnan ve Suriye'deki istikrarsızlığın sınırlarına yansımaması için tedbir alıyor. Bu genişleme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını da sekteye uğratabilir; zira çatışma alanları Türkiye'nin deniz yetki alanlarına yakın. Ayrıca, milyonlarca Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye, yeni bir göç dalgası riskiyle karşı karşıya. Türkiye'nin güvenlik çevresi daralırken, diplomatik girişimlerinin önemi daha da artıyor.

Etiketler:
israilgazzelubnansuriyeisgalorta dogu gerilimiuluslararasi hukuk

İlgili Haberler

Dünya Kupası ve İran: Futbolun Gölgesinde Siyaset
Orta Doğu

Dünya Kupası ve İran: Futbolun Gölgesinde Siyaset

6 dk önce

Trump: Hürmüz Boğazı çok yakında yeniden açılacak
Orta Doğu

Trump: Hürmüz Boğazı çok yakında yeniden açılacak

14 dk önce

13 ülke UEFA Başkanı'nı Dünya Kupası sözleri nedeniyle kınadı
Orta Doğu

13 ülke UEFA Başkanı'nı Dünya Kupası sözleri nedeniyle kınadı

31 dk önce

Kanada Başbakanı'ndan yapay zeka uyarısı: Büyük modellere bağımlılık riskli
Orta Doğu

Kanada Başbakanı'ndan yapay zeka uyarısı: Büyük modellere bağımlılık riskli

40 dk önce