İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentine düzenlediği hava saldırısında iki Hamas komutanının hedef alındığını, Gazze Şehri ve Cibaliye'deki saldırılarda ise "militan operatörlerin" vurulduğunu açıkladı. Filistinli sağlık yetkililerine göre, son 24 saatte en az 9 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Gazze'de ateşkes için varılan bir anlaşmanın olmadığını ve operasyonların süreceğini belirtti. Saldırılar, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına rağmen devam ediyor.
Saldırıların Detayları
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Deyr el-Belah'taki saldırının Hamas'ın elit birimi Nukhba'ya bağlı iki komutana yönelik olduğu belirtildi. Açıklamada, bu komutanların 7 Ekim 2023'teki saldırılarda rol oynadıkları öne sürüldü. Gazze Şehri ve Cibaliye'deki hava saldırılarında ise "militan operatörlerin" hedef alındığı, ancak sivil kayıplarla ilgili iddiaların hala incelendiği ifade edildi. Filistinli yetkililer, saldırılarda sivillerin de öldüğünü belirtiyor. BM Yakın Doğu Filistin Mültecilerine Yardım Ajansı (UNRWA) yetkilileri, Gazze'deki insani durumun kritik olduğunu ve saldırıların bölgenin kuzeyinde binlerce kişiyi yerinden ettiğini söylüyor.
İsrail'in Gazze'ye yönelik kara ve hava harekatı, Hamas'ın 7 Ekim saldırılarının ardından başladı. İsrail yönetimi, Hamas'ı yok etmeyi hedeflediğini ve rehinelerin serbest bırakılması için askeri baskıyı sürdüreceğini açıkladı. Ancak son haftalarda Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakerelerinde herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. Hamas yönetimindeki Gazze Sağlık Bakanlığı, savaşın başlangıcından bu yana 40 binden fazla kişinin öldüğünü açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, bölgede tansiyonun yükselmesine neden olurken, uluslararası toplumun tepkisini de artırıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, geçtiğimiz haftalarda ateşkes çağrısı yapan bir karar tasarısını görüşürken, ABD'nin vetosuyla karşılaşmıştı. Bu durum, Washington'ın İsrail'e verdiği desteğin sürdüğünü gösteriyor. Avrupa Birliği'nden yapılan açıklamada ise, sivillerin korunması ve insani ateşkes talep edildi. Bölge ülkeleri olan Mısır ve Ürdün, İsrail'in saldırılarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve barış sürecini olumsuz etkilediğini belirtiyor.
İsrail'in saldırıları, İran destekli Hizbullah'ın da tepkisini çekiyor. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, daha önce yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının devam etmesi durumunda cepheyi genişleteceklerini söylemişti. Bu açıklamalar, İsrail-Lübnan sınırında da çatışma riskini artırıyor. Kızıldeniz'de ise Yemen'deki Husi isyancıların İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırıları, küresel deniz ticaretini tehdit ediyor ve uluslararası koalisyonun müdahalesine yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını defalarca kınadı ve ateşkes çağrısında bulundu. Bu saldırıların devam etmesi, Türkiye'nin insani yardım çabalarını zorlaştırırken, bölgedeki istikrarsızlığın artması Türkiye'nin güvenliğini de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Filistin davasına verdiği desteği sürdürürken, bölgesel bir savaşın önlenmesi için diplomatik girişimlerini artırabilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve deniz yetki alanları konusunda Türkiye, İsrail ile farklı görüşlere sahip; bu saldırılar, iki ülke arasındaki diyaloğu olumsuz etkiliyor.