Uluslararası bir izleme kuruluşu, İsrail merkezli BlackCore adlı özel güvenlik ve siber istihbarat şirketinin, aralarında Afrika ve Latin Amerika ülkelerinin de bulunduğu birden fazla devlette seçim süreçlerine müdahale ettiğini ortaya koyan bir rapor yayımladı. Ortadoğu Gözlemevi’nin (Middle East Eye) ulaştığı belgelere göre, BlackCore, müşterilerine seçim sonuçlarını etkilemek için sosyal medya manipülasyonu, hedefli siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları dahil olmak üzere çeşitli hizmetler sundu. Rapor, şirketin bu faaliyetleri 2019’dan itibaren en az beş farklı ülkede yürüttüğünü ve bu ülkelerden bazılarında seçim sürecinin ardından siyasi krizler yaşandığını belirtiyor.
BlackCore’un faaliyetleri ve yöntemleri
İddialara göre BlackCore, eski İsrail askeri ve istihbarat personeli tarafından kurulmuş bir firma. Şirketin hizmet portföyünde siber güvenlik danışmanlığının yanı sıra, rakip siyasi partilere yönelik itibar suikastı, sahte sosyal medya hesapları aracılığıyla kamuoyu oluşturma ve seçim günü siber saldırı düzenleme gibi hizmetler bulunuyor. Rapor, BlackCore’un bu hizmetleri doğrudan kendi çalışanları aracılığıyla değil, yerel aracılar ve taşeron firmalar kullanarak gerçekleştirdiğini, bu sayede izini kaybettirmeye çalıştığını öne sürüyor. Ortadoğu Gözlemevi’nin incelediği belgelerde, şirketin bir Afrika ülkesinde muhalefet adayını itibarsızlaştırmak için sahte bir belge ürettiği ve bunu sosyal medyada yayan bir operasyonu yönettiği iddia ediliyor. Ayrıca, bir Latin Amerika ülkesinde seçim günü sandık merkezlerinin bilgi sistemlerine sızma girişiminde bulunduğu belirtiliyor.
Uluslararası tepkiler ve yasal boyut
Raporun yayımlanmasının ardından, etkilendiği iddia edilen bazı ülkeler konuyu kendi güvenlik birimlerine havale ederken, uluslararası insan hakları örgütleri de olayı kınadı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği sözcüsü, seçimlere dış müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bu tür eylemlerin demokratik süreçlere zarar verdiğini belirtti. İsrail hükümeti ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak İsrail basınında çıkan haberlerde, ülkenin siber güvenlik sektörünün sıkı bir denetime tabi olmadığı ve özel firmaların yurtdışındaki faaliyetlerinin genellikle hükümet kontrolü dışında kaldığı vurgulanıyor. BlackCore şirketinden henüz bir yalanlama ya da doğrulama gelmedi. Rapor, şirketin faaliyetlerinin sadece seçim müdahalesiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bazı hükümetlere muhalif gazetecileri hedef alan siber saldırılar düzenleme konusunda da yardımcı olduğunu iddia ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin dijital güvenlik ve seçim güvenliği konularındaki hassasiyetini bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye, son yıllarda siber saldırılara karşı kapsamlı savunma mekanizmaları geliştirmiş olsa da, yabancı özel şirketlerin seçim süreçlerine müdahale potansiyeli, tüm demokrasiler için olduğu gibi Türkiye için de bir tehdit oluşturuyor. Ayrıca, İsrail merkezli bir firmanın uluslararası operasyonları, bölgesel istihbarat aktörlerinin faaliyet alanını gözler önüne seriyor. Türkiye’nin siber alanda daha fazla iş birliği yapması ve yerli teknoloji çözümlerini güçlendirmesi, bu tür dış müdahalelere karşı caydırıcılık sağlayabilir.