İsrail hükümeti, Ermeni Soykırımı'nı resmen tanımayı öngören bir yasa tasarısını gözden geçireceğini duyurdu. İsrail Diaspora İşleri Bakanı Amichai Chikli tarafından yapılan açıklamada, konunun Başbakanlık Ofisi bünyesinde bir komite tarafından ele alınacağı belirtildi. Karar, İsrail'deki Ermeni toplumu ve uluslararası insan hakları örgütleri tarafından memnuniyetle karşılanırken, Türkiye'nin tepkisini çekmesi bekleniyor. Gelişme, 1915 olaylarının 110. yıldönümüne yaklaşılırken ve bölgedeki jeopolitik dengelerin hassas bir dönemden geçtiği bir zamanda geldi.
Arka plan: Tasarının içeriği ve geçmişi
Söz konusu yasa tasarısı, İsrail parlamentosu Knesset'te geçtiğimiz yıllarda defalarca gündeme gelmiş ancak hükümet koalisyonundaki görüş ayrılıkları nedeniyle bir türlü yasalaşamamıştı. Tasarı, Ermeni Soykırımı'nın 1915-1923 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu tarafından işlendiğini kabul eden bir metin içeriyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı, geçmişte bu tür bir adımın Türkiye ile ilişkilere vereceği zarardan endişe duyduğu için tasarıya soğuk yaklaşmıştı. Ancak Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki mevcut hükümet, konuyu yeniden değerlendirme kararı alarak diplomatik bir sınavla karşı karşıya olduğunu gösterdi.
Ermeni Soykırımı, bugüne kadar 30'dan fazla ülke tarafından tanınmış durumda. ABD Başkanı Joe Biden, 2021 yılında yaptığı bir açıklamada olayları "soykırım" olarak nitelendirerek Washington'un uzun süredir devam eden çekimser tavrını değiştirmişti. İsrail'in bu konuda atacağı bir adım, ABD'nin ardından ikinci büyük müttefikinin de bu tanımayı yapması anlamına gelecek ve uluslararası alandaki baskıyı artıracaktır.
Bölgesel boyut: Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni kriz mi?
İsrail'in Ermeni Soykırımı'nı tanıması, Ankara ile Tel Aviv arasında son yıllarda normalleşme çabalarıyla yumuşayan ilişkileri yeniden germe potansiyeli taşıyor. Türkiye, 1915 olaylarına ilişkin "soykırım" ifadesini şiddetle reddediyor ve bu tür tanımaları diplomatik misillemeyle yanıtlıyor. 2021'de ABD'nin tanımasının ardından Ankara, Washington'a karşı sert bir tepki göstermiş, ancak ilişkileri tamamen koparmamıştı.
İsrail basınına yansıyan haberlere göre, tasarının bu kez hükümet tarafından ciddi şekilde ele alınmasında, İsrail'de yaşayan Ermeni cemaatinin lobi faaliyetleri ve uluslararası kamuoyunun artan ilgisi etkili oldu. Ayrıca, İran tehdidine karşı Türkiye ile stratejik işbirliğine ihtiyaç duyan İsrail'in, bu adımın Ankara ile ilişkileri nasıl etkileyeceğini tarttığı belirtiliyor. Uzmanlar, Netanyahu hükümetinin bu konuda iç siyasi dinamiklerle dış politika hedefleri arasında denge kurmaya çalıştığını ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için bu gelişme, özellikle son dönemde normalleşme sinyalleri verilen İsrail ile ilişkilerde yeni bir sınav anlamına geliyor. Ankara, daha önce ABD ve Fransa gibi ülkelerin tanıma kararlarına benzer şekilde sert tepki gösterme eğiliminde olacaktır. Ancak, İsrail ile enerji ve savunma alanındaki işbirliği fırsatları göz önüne alındığında, Türkiye'nin tepkisinin ölçülü olması muhtemel. Bölgesel olarak, bu adım İsrail'in Azerbaycan ile ilişkilerini de etkileyebilir; zira Bakü, Ermeni Soykırımı iddialarına karşı Ankara ile ortak tavır sergiliyor. Sonuç olarak, Türkiye'nin bu konuda atacağı diplomatik adımlar, hem iç kamuoyu hem de bölgesel güç dengesi açısından kritik önem taşıyor.