İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki Eli yerleşimini yaklaşık üç katına çıkaracak 763 yeni yerleşim birimi inşa etmeyi planladığını açıkladı. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in cumartesi günü yaptığı açıklamaya göre, bu adımın önümüzdeki yıllarda yerleşimin büyüklüğünü üç katına çıkarması bekleniyor. Anadolu Ajansı'nın aktardığı habere göre Smotrich, İsrail'in yerleşim inşaatına devam edeceğini ve bu planın onaylandığını duyurdu.
Gelişmenin arka planı
Eli yerleşimi, Nablus'un güneyinde, Batı Şeria'nın kuzey kesiminde yer alıyor. 1984 yılında kurulan yerleşim, yaklaşık 4.000 nüfusuyla bölgedeki İsrail yerleşimlerinden biri. Ancak son yıllarda aşırı sağcı yerleşimci hareketinin merkezlerinden biri haline geldi. Smotrich, aynı zamanda yerleşimci liderlerinden biri olarak biliniyor ve daha önce de yerleşimlerin genişletilmesi için defalarca çağrı yapmıştı.
Yeni plan, İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini artırdığı bir dönemde geliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, şu anda Batı Şeria'da yaklaşık 650.000 İsrailli yerleşimci yaşıyor. Uluslararası hukuka göre, bu yerleşimler yasa dışı kabul ediliyor ve bölgedeki barış sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.
Smotrich'in açıklaması, İsrail'in yeni hükümetinin kurulmasının ardından geldi. Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinde aşırı sağcı partilerin etkisi oldukça fazla. Smotrich, Maliye Bakanı olmasının yanı sıra Savunma Bakanlığı'nda da yerleşimlerden sorumlu bir görev üstlenmiş durumda. Bu durum, yerleşim politikalarının hızlandırılacağı yorumlarına yol açıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Filistinlilerden ve uluslararası toplumdan sert tepki çekti. Filistin yönetimi, İsrail'in bu kararının barış sürecini tahrip ettiğini ve iki devletli çözümü imkansız hale getirdiğini belirtti. Filistin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, yerleşimlerin genişletilmesinin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulandı.
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği de benzer şekilde endişelerini dile getirdi. BM Genel Sekreteri António Guterres'in sözcüsü, yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu hatırlatarak, tarafları gerilimi artıracak adımlardan kaçınmaya çağırdı.
Bölgede zaten kırılgan olan güvenlik ortamı, bu tür adımlarla daha da kötüleşiyor. Özellikle Batı Şeria'da son aylarda artan şiddet olayları, Filistinliler ve İsrail güçleri arasındaki çatışmaların sıklaşmasına neden oldu. Eli yerleşiminin genişletilmesi, Filistinlilerin topraklarının daha fazla gasp edildiği anlamına geliyor ve bu durum yeni bir intifada (ayaklanma) riskini artırıyor.
Öte yandan, İsrail hükümeti yerleşim politikalarını sürdürme konusunda kararlı görünüyor. Başbakan Netanyahu, daha önce yaptığı açıklamalarda, Batı Şeria'daki yerleşimleri 'İsrail toprağı' olarak gördüklerini belirtmişti. Bu tutum, uluslararası toplumun İsrail'e yönelik eleştirilerini artırıyor ve Orta Doğu'daki istikrarı tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği ve bölgedeki istikrar arayışını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, daha önce İsrail'in yerleşim politikalarını defalarca kınamış ve Filistinlilerin haklarını savunmuştur. Bu tür adımlar, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik girişimlerini zorlaştırabilir ve bölgede gerilimi artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı insani yardım kuruluşları aracılığıyla Filistinlilere destek vermesi, bu sorunun çözümüne yönelik uluslararası çabaların bir parçası olarak önemini korumaktadır.