İsrail ordusu, yerel saatle sabah erken saatlerde Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney varoşlarına yönelik hava saldırıları başlattığını duyurdu. Bu saldırılar, Lübnan merkezli Hizbullah'ın kuzey İsrail'e, Akdeniz kıyısındaki Hayfa kentinin varoşlarına kadar uzanan bölgelere yoğun roket atışları yapmasının hemen ardından geldi. İsrail hükümeti, daha önce Şii milis grubunun askeri altyapısını hedef alacağını açıklamıştı. Son gelişmeler, iki taraf arasındaki çatışmaların bir yılı aşkın süredir devam eden Gazze savaşının ardından Lübnan sınırına sıçramasıyla tırmanışa geçtiğini gösteriyor.
Saldırının arka planı ve tarafların hamleleri
İsrail ordusu tarafından yapılan resmi açıklamada, Beyrut'un Dahiye olarak bilinen güney varoşlarında Hizbullah'a ait olduğu belirtilen hedeflerin vurulduğu ifade edildi. Bölge, Hizbullah'ın kalelerinden biri olarak kabul ediliyor ve daha önce de İsrail saldırılarına maruz kalmıştı. Patlama sesleri kentin merkezinden duyulurken, Beyrut havalimanı çevresinde de yoğun dumanlar yükseldiği bildirildi. Hizbullah ise, İsrail'in güney Lübnan'a yönelik topçu atışlarına karşılık olarak kuzey İsrail'deki askeri noktalara ve Hayfa'nın doğu banliyölerine onlarca roket fırlattığını duyurdu. Hayfa'nın yaklaşık 300 bin nüfuslu bir liman kenti olduğu göz önüne alındığında, roket saldırıları bölgede paniğe yol açtı. İsrail'in demir kubbe savunma sisteminin bir kısmını etkisiz hale getirdiği iddia edilirken, can kaybına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Bölgesel tırmanış ve uluslararası tepkiler
Bu çatışma, İsrail ile Hizbullah arasında 2006 yılındaki savaştan bu yana en ciddi askeri karşılaşma olarak değerlendiriliyor. Beyrut'un doğrudan hedef alınması, İsrail'in daha önce sadece sınır bölgeleriyle sınırlı kalan operasyonlarının boyut değiştirdiğine işaret ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini ancak çatışmanın yayılmasından endişe duyduğunu açıkladı. Fransa ve Birleşmiş Milletler ise taraflara itidal çağrısı yaptı. İran destekli Hizbullah, Gazze'deki Hamas'a destek amacıyla Ekim 2023'ten bu yana İsrail'e yönelik saldırılarını artırmıştı. Uzmanlara göre, İsrail'in Beyrut'a yönelik bu son saldırısı, Hizbullah'ı caydırmayı amaçlasa da, bölgesel bir savaş riskini de beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki güvenlik çıkarlarını ve enerji politikalarını doğrudan etkileyebilecek bir nitelik taşıyor. Lübnan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki ticari ilişkilerini ve özellikle Beyrut Limanı üzerinden yürüttüğü lojistik faaliyetleri sekteye uğratabilir. Ayrıca, çatışmaların yayılması halinde Türkiye'nin güney sınırlarına yakın bölgelerde yeni bir mülteci akını riski doğabilir. Ankara, daha önce taraflar arasında arabuluculuk girişimlerinde bulunmuş olsa da, İsrail'in Beyrut'a yönelik bu operasyonu, bölgesel barış çabalarını olumsuz etkileyebilir. Türk dış politikası açısından, hem İran ile hem de Batı ittifakı ile dengeleri gözeten bir pozisyon almak kritik önem taşıyor.